Ayakta kal, hayatta kal! |
Havalar serinledi, dağcılık, yürüyüş ve trekking faaliyetleri başlasın. Pek çok dağcılık kulübü ilk dönem yürüyüş programlarını yayınladı. Artık dağlar bizimdir. Düş yollara!
Ancak her faaliyetin iyi ve sıkıntılı yönleri vardır. İyi yönlerini hepimiz biliyoruz. “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” şeklinde özetleyebiliriz. Ancak doğa her zaman tek düze değildir. Kazalar, düşmeler, yaralanmalar can sıkıcı yönleri. Yaralanmaları önleme ve iyileşme hakkında bazı gerçekleri biliyor muyuz? Yaygın tavsiyeler doğru veya tamamen yanlışa kadar çeşitlilik gösterir. Peki vücudumuz için en iyisi nedir?
Bir yaralanmadan iyileşme süreci birçok hususu göz önünde bulundurmayı gerektirir ve en etkili yaklaşımı belirlemek kolay değildir. Yaralanmalar, burkulmalar, kırıklar ve çıkıklar gibi olaylar vuku bulduğunda konunun ilgili hekimlerine danışmadan hareket etmek doğru olmaz.
Vücudumuzun iki doğal olayından biri ateş ise diğeri kesinlikle ağrıdır. Ağrı hayatımızın bir parçasıdır. Koruyucudur. Bir çiviye basarsanız veya güneşte yanarsanız, vücudunuzu korumak için ağrı devreye girer. Ancak ağrı devam ediyorsa veya belirgin bir tetikleyici olmadan ortaya çıkıyorsa, araştırılması gereken bir durum var demektir. Her ağrı aynı değildir. Bıçak gibi saplanan mı, yoksa zonklayıcı mı? Uyuşma veya karıncalanma var mı? Buna göre değerlendirilip derecelendirilir.
Bir yaralanmadan hemen sonra, tolere edilebilir sınırlar içinde hareket etmeye başlamanın genellikle insanların yararına olduğu söylenir. Eğer bir şeyi yapmaya başladığınızda bir şey canınızı acıtıyorsa ve devam ettikçe daha........