menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yurtiçi ulaşımdaki (uçak, tren, otobüs) vergilendi

6 0
yesterday

Gelin şu şehirler arası yurtiçi ulaşım modlarının vergilendirmesi işine bir el atalım ve sektörün ekonomik büyümeyi daha çok desteklemesini ve bölgesel gelişmişlik farklarını azaltması yönünde vergi sistemini kurgulayalım.


Türkiye’de yurtiçi şehirler arası otobüs, tren ve uçak taşımacılığında biletlere gömülen KDV oranı %20’dir. Önce uçak işinden başlayalım.

İstanbul’a en yakın yurtiçi uçuş rotası ile en uzak yurtiçi uçuş noktasının vergi dahil bilet satış fiyatlarına bakalım. İstanbul’dan Kütahya hayli yakın mesafe, 1400 TL bilet fiyatı var. Hakkâri veya Van ise uzak mesafeler, 4000 TL civarı fiyatlılar. İlkinde vatandaş 230 TL KDV ödüyor, ikincide 650 TL KDV ödüyor. Peki neden biz Van’daki, Hakkâri’deki vatandaşımızın uçuş hizmetinden daha çok vergi alıyoruz? Evet, maliyetlerden dolayı daha pahalı bir hizmet alıyor, doğrudur ama sonuçta bu bir ulaşım hizmeti. Yani uzaktaki vatandaşın zaten mesafeden dolayı maliyeti fazla, bir de üzerine kallavi vergi ödetiyoruz.

Gelin sabit bir rakam belirleyelim, misal vergiyi 400 TL’ye fiksleyelim ve tüm yurtiçi uçuşlarda bu sabit vergi bilet fiyatının içinde olsun. Devlet baba yine yılda kaç para KDV alacak ise sektörden almış olsun, yani toplamda bir vergi indirimi talep etmeyelim ama havacılıkta, ülke içindeki uzak mesafeyi cezalandırmayalım. Zaten havacılık uzak mesafe için olmalıdır. Evet, bu yaklaşım İstanbul’dan İzmir ve Ankara gibi rotaları cezalandıracak ve bilet fiyatlarını artıracaktır ama bu rotalarda otobüs, tren ve araba seçenekleri de var ve makul seçenekler.

Eğer bu öneriye katılmıyorsanız, seveceğiniz yeni bir öneri sunayım. Misal telekom ücretlerinden İstanbul’da az vergi alalım. Iğdır’da, Ardahan’da yüksek vergi alalım. Nasıl fikir? Sonuçta telekom data merkezleri Ankara ve İstanbul’dalar, Iğdır gibi uzaktaki şehre kadar devlet baba kablo çekilmiş, bir ton masraf yapılmış, nüfus yoğunluğu seyrek olmasına rağmen bunca anten dikilmiş. Bu durumda Iğdır’da vatandaş cep telefonu faturasında kallavi ÖTV ödesin? Nasıl, bunu beğendiniz mi? Aslında enerjide, suda, ulaşımda hepsinde durum aynı. Nasıl ki Iğdır, Hakkâri, Van gibi uzaktaki şehirlerimizi enerji, su, telekom, yol vb. altyapı hizmetlerinde merkeze uzak mesafeden dolayı ilave vergi ile cezalandırmıyorsak, ulaşım hizmetlerinin vergilendirilmesinde de cezalandırmamalıyız. Mevcut KDV yapısı, maliyete oranlı vergilendirme dayatıyor, bu yüzden havacılıkta uzak mesafeyi cezalandırıyor, uygun değildir, değişmelidir.

Gelelim yurtiçi otobüs ve tren hizmetlerindeki KDV konusuna. Şehir içi taşımacılık konusu kapsam dışıdır, bunun altını çizelim.

Otobüs ve trendeki %20 KDV oranı makul değildir. Bu oran ekonomik büyümeyi baltalayacak ve özellikle otobüs biletlemelerinde kayıt dışılığı artıracaktır. Bu ulaşım modlarında da ortalamada %5 KDV’ye karşılık gelecek bir rakam belirleyelim ve vergiyi sabitleyelim. Misal tüm yurtiçi otobüs ve tren biletlerinden 1 EUR karşılığı sabit 50 TL vergi alalım, böylece uzak mesafeyi yine cezalandırmamış ve ülkemizdeki mesafeleri kısaltmış oluruz. Vatandaş İstanbul’dan otobüs ile Bursa’ya giderken de KDV yerine 1 EUR karşılığı sabit vergi ödesin, Hakkâri’ye giderken de 1 EUR karşılığı sabit vergi ödesin. Dikkatinizi çekerim, bilet fiyatını sınırlamıyoruz, yine Hakkâri bileti mesafeden dolayı pahalı olacak ama en azından biletin içindeki vergi tutarı aynı olacak.

Önerdiğimiz vergi modeli ile otobüs işinde hem talebi artırmış oluruz, hem de kaliteli hizmeti teşvik etmiş oluruz çünkü kaliteli ve pahalı hizmetin vergisi ile temel hizmetin vergisi eşitlenmiş olacağından kaliteye talep artacaktır, konfor arzı artacaktır.

Tren işinde operatör zaten devlet, yani KDV’den almadığını piyasa dinamiklerine göre bilet fiyatlandırması ile alabilir. Trende de 1 EUR gibi düşük ve otobüs vergisi ile aynı seviyede vergi miktarı uygun olur ve sisteme basitlik getirir.

Genel olarak bu düzenlemenin ekonomik büyümeyi artırmasını, enflasyon düşüşünü desteklemesini beklemeliyiz. Uzun mesafeli araba yolculuk sayısını azaltmasını beklemeliyiz. Tren ve otobüs ulaşımına, uçaktan kayış olmasını beklemeliyiz. Tüm bunlar olumlu yönde gelişmelerdir. Elbette vergi oranları enflasyona endekslenmelidir. Misal, uçakta 8 EUR karşılığı, şehirler arası otobüs ve trende 1 EUR karşılığı bir sabit vergi makul olabilir.

Genel olarak ülke içi ulaşım hizmetlerinin fazlaca vergilendirilmesi zaten akıllıca bir iş değildir ve ekonomik büyümeyi yavaşlatır. Akıllı hükûmetlerin bu tür ekonominin girdisini besleyen hizmetlerde düşük vergilendirmeyi tercih etmeleri beklenmelidir. Misal İngiltere’de ülke içi tren ve otobüs hizmetlerinden %0 KDV alınır (yazı ile sıfır). Almanya’da %7, Fransa’da ise %10’dur.

Not: Türkiye’de yurtiçi şehirler arası ulaşımdaki KDV oranı konusunda Grok ve Copilot %20 oranını vermekteler, ChatGPT ise %10 iddiasındadır. Ben %20 olarak yazıyı yazdım ancak %10 olsa dahi yazının önerdiği sabit vergiye geçiş konusu geçerlidir. Uçakta vergi yüksek olabilir, otobüs ve trende düşük olmalıdır. Tüm yurtiçi ulaşım vergileri yüzdeselden çıkartılıp sabit hâle getirilmelidir.


© Aydınlık