Türk Hava Yolları için büyüme politikaları |
THY’de yönetim değişikliği oldu. Firmanın Finans işlerinin başındaki yönetici YKB oldu, ticari işlerin başındaki yönetici ise GM oldu. Hayırlı olsun. Yıllardır kurumun içinde çalışmış, sektörü ve firmayı iyi tanıyan içeriden yetişmiş yöneticilerin terfi etmesi olumlu. Yeni yönetimin ilk aldığı kararlara ve açıklamalara bakarsak yine olumlu sinyaller destekleniyor.
Gelin bu yazıda THY için uzun vadeli bir büyüme vizyonu ortaya koyalım. Holdingleşme sürecinde yeni iştirak yapıları kurgulayalım. Hem ülkemizin jeopolitik iddiasını hem de dünyadaki sektörün lider şirketlerinin ortaklık yapılarını nazara alarak önerilerimizi ilgili politika yapıcılarımızın değerlendirmesine sunalım.
THY malum ‘lovemark’ denen türde toplumun sevdiği, duygusal bağ kurduğu bir kurumumuz. 100 bine yakın personeli ile hem ekonomik bir dev hem de küresel ölçekte en bilinen bayrak taşıyıcı markamız. Devletin dolaylı yönetiminde olan, Varlık Fonu içindeki firmalardan biri. Kamu sahipliğinin getirdiği fırsatlar ve tehditler var. Tehditler basınımızda bolca yazılıp çiziliyorlar, biz bardağın dolu tarafına bakalım, büyüme fırsatlarına değinelim.
THY gibi bayrak taşıyıcı hava yollarının büyüme yolculuklarının genelde bir örüntüsü olur (ing: pattern). Holdingleşme yolunda bu firmalar büyürler. Nedir bu? Önce uçaklar alınır, ana iş olan havayolu taşımacılığı büyütülür. Sonra ilintili iş olan kargo firması kurulur, kargo işinde büyüme başlar. Belirli bir ölçeğe ulaşılınca uçak ve motor bakımı konusunda ayrı bir firma kurulur. Devamında ülkenin politik ilişkilerine göre irili ufaklı başka havayollarından küçük hisseler ve bazen kontrol hisseleri alınır. Bazen ucuz havayolu markası kurulur. Bazen ‘feeder’ tipi ana uçuş merkezlerini besleyen tipte dar gövdeli veya pırpırlı küçük uçaklardan yeni markalar altında filolar veya iştirakler kurulur. Çok havayolu markalı bir holding yapısı oluşur. Yer hizmetleri konusunda iştirakler kurulabilir. Sonra tatil firması kurulur ve sadece uçuş hizmeti değil, tatil paketleri pazarlanmaya başlanır. Ölçek yeterince büyüdüğü zaman uçuş mili pazarlama programı ayrı bir şirket yapılır ve miller bankalara pazarlanarak yüksek kârlılıkla ilave bir bağlı ortaklık oluşturulur. Yine büyük ölçekli firmalarda gördüğümüz diğer iştirak yapısı ise uçak satın alma ve kiralama (ing: leasing) işleri konusunda ayrı bir finansman şirketinin kurulmasıdır.
Birçok büyük havayolu firmasının büyüme yolculuklarında buna benzer holdingleşme yolculuğu yapısını görürüz. Bir kısmı bu yolculukta yemek hizmeti (ing: catering) konusunda, kuru temizlik/çamaşır (ing: laundry) işleri konusunda, pilot okulları konusunda işler kurar. Ayrıca ticaret firması, danışmanlık firması, akaryakıt tedariği konusunda iştirakler de kurabilirler. Bazı büyük firmalarda uçak kabin tasarımı ve uçak içi bazı ekipmanların üretimi konusunda yatırımlar gözlemleriz. Bazı havayollarında gördüğümüz diğer bir iştirak konusu ise havacılık ve rezervasyon sistemleri alanındadır.
Dikkatinizi çektiyse THY bu örüntüye uygun bir holdingleşme yolculuğu sergilemiş durumda. Bizim sektörel koşullarımıza bağlı olarak bazı iştiraklerini dünyadaki diğer örneklerden daha erken veya daha geç oluşturdu. THY’nin holdingleşme yolculuğunun ileriki adımlarında nasıl politikalar izlenebilir?
1) Mil Programının Paraya Çevrilmesi ve Finansal Ortaklıklar
THY mil programını yeterince iyi pazarlayamıyor. Bu ölçekteki bir programın çok daha fazla firma ile işbirliği yapması, bankalara milleri çok daha yoğun olarak pazarlaması beklenirdi. Belki yurt içi rekabet eksikliği rehavet yaratıyor. Delta havayolları sadece 2025 yılında tek bir kredi kartı iş birliğinden 8 milyar dolardan fazla gelir elde etti ve firmayı ayakta tutan bu gelirler ve sağladığı yüksek karlılık oldu. THY’nin hem Avrupa’da yaşayan Türkler, hem Türkiye’deki yolcu tabanı hem de transit yolcu tabanı kullanılarak yerli ve yabancı finans kurumlara mil programını daha yoğun pazarlaması gerekli. Bazı büyük havayollarında bu iş asıl uçuş olayından daha fazla karlılık üretmekte. Finans kökenli yeni YKB muhtemelen bu işi halledecektir.
2) Kurum İçi İkram (Catering) Büyüme Stratejisi
Do-Co firması başarılı bir firma ve THY’ye faydaları oldu. Ancak gelinen ölçek itibariyle THY’nin yola kendi catering markası ile devam etmesi ve bu işi büyütmesi senaryosu değerlendirilebilir. THY bu catering işinde büyümeyi seçerse havayolunun ötesinde TCDD, İDO’lar, belediyeler, TBMM yemekhanesinin işletmesi vs. gibi kamu ilintili farklı alanlarda da hizmet üretebilir. Zaman içinde Türk mutfağının Avrupa’da büyütülmesi ve tanıtılması işinde de öncülük yapabilir. Do-co ile ortaklık tam olarak bitirilmese dahi pazar payının azaltılması uygun olabilir.
3) Embraer–TUSAŞ Uçak Üretim Mutabakatı Durumu
Embraer ile TUSAŞ’ın Türkiye’de ortak yolcu uçağı üretimi konusunda MoU imzalarının üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçti. Bu konu ne durumda? Anlaşılamadıysa sebepleri konusunda basına bilgi verilmesi uygun olur.
4) Operasyonel Verimlilik ve Doluluk Oranları
THY maalesef temel verimlilik kriteri olan yolcu doluluk oranında yeterince iyi seviyede değil. Yurt içindeki rakibi Pegasus daha iyi seviyede (ama THY farkı her sene kapatıyor). Avrupa’nın lider firması Ryanair ise çok daha iyi seviyede. THY’de operasyonel verimlilik artırılmalı. Diğer taraftan utilization oranlarında (uçağın 24 saat içinde kaç saat havada kaldığı, ne kadar yerde yattığı) THY son dönemde özellikle geniş gövdede vaziyeti iyi toparlamış, bu açıdan ekibin hakkını teslim edelim.
5) Danışmanlık İştiraki Fırsatı
Lufthansa’nın danışmanlık hizmetleri veren bir iştiraki var. THY için de bu alanda bir firma kurulması uygun olur. Özellikle Afrika’da havacılık hızla büyüyor ve Türkiye’nin geniş elçilik ağının sağladığı imkanlar da kullanılarak THY’nin bu ülkelere havacılık konusunda danışmanlık hizmeti satması uygun olur. (örnek: havalimanı tasarım ve işletme ihaleleri, yap işlet devret teknik şartnameler, bayrak taşıyıcı firma yaratma ve holdingleşme yolculuğu, uçuş ağlarının planlanması, havacılık yazılımlarının seçilmesi, havacılık mühendislik hizmetleri, uçak satın alma finans hizmetleri vs.). Bu tür danışmanlık hizmetleri dolaylı olarak THY’nin ve Türkiye menşeli mühendislik firmalarının pazar payını ilgili ülkelerde artırabilir.
6) Yapay Zeka Tabanlı Hat Optimizasyonu Stratejisi
Yapay zekaya THY için yeni alınacak uçakların hangi hatlara konması daha karlı olur? şeklinde bir soru sorarsanız genelde size Tokyo, Şangay, New York, Londra gibi şehirlerde frekans artırımını öneriyor. Bu şehirlerde artan frekansın tüm uçuş ağında daha yüksek bilet fiyatlamasına imkân vereceğini iddia ediyor. Benzer şekilde yaz tatili odaklı şehirlerde ve yüksek rekabetin olduğu bazı Avrupa şehirlerinde frekans azaltımını öneriyor. Yeni yönetimin bu alanda doğru adımları attığını ve önemli bazı Asya şehirlerinde frekans artırımına gittiğini gözlemliyoruz. Tebrikler, doğru yönde adımlar. Yeni yönetimi uçuş ağında radikal değişiklik yapması konusunda cesaretlendirmek ve onları bu süreçte yargılamamak lazım. Mali ve operasyonel verileri görenler ve sorumluluk alanlar onlar.
7) Yurtdışı Hizmet Gelirlerinde Vergi Muafiyeti
THY için çalışan uçak ekiplerinin çalışma zamanlarının önemli kısmı Türkiye sınırları dışında geçmektedir. Zaten yapılan işi ülkemiz ‘hizmet ihracat geliri’ olarak ihracat kapsamında sınıflandırmaktadır. Yeni açıklanan vergi düzenlemesine göre (galiba daha Millî Gazete’de yayınlanmadı) yurtdışına verilen hizmetlerden sağlanan gelirler vergiden muaf tutulacaktır. Yani THY’nin kurumsal olarak yurtdışında ürettiği gelir ve THY personelinin yurtdışında ürettikleri gelirin vergisi alınmamalıdır. Bu durum THY’nin finansallarına ve rekabetçiliğine iyi gelir hem de uçakta çalışan personelin net kazancını artırır.
8) Yurtiçi Uçuşlarda İkram Maliyetlerinin Azaltılması
THY’nin yurt içi uçuşlarda ikram servisini tamamen kaldırması uygun olacaktır. 1 saatlik uçuş için bu servis fazlaca maliyetlidir. Bunun yerine uçak biletlerinin ucuzlatılması daha makuldür.
9) Evcil Hayvan Taşıma Düzenlemeleri ve Müşteri Deneyimi
Avrupa’da yaşayan Türklerin kedi köpek sahiplik oranı Türkiye’den yüksektir. Bu olayın getirdiği kısıtlamalar Türklerin ailecek uçak ile seyahat oranını düşürür ve TR’nin turistik gelirini azaltır. AB içinde kedi köpekleri uçak ile taşımak kolaydır, prosedür azdır ama Türkiye gibi AB dışı ülke durumunda ilave zorluk, sertifika ve masraflar oluşmaktadır. AB’deki kedi köpek sahibi ailelerin THY’yi tercih etmesi için hem hükümet olarak AB ile bu alanda mevzuatı basitleştirmeliyiz hem de bu konudaki hizmet seviyesi ve çeşitliliği artırmalıyız. THY’nin evcil hayvan dostu bir firma imajına kavuşması sadık müşteri tabanını genişletir.
10) Hafif Uçak ve Helikopter Bölgesel Hizmetler
Baykar’ın Piaggio uçaklarından THY’nin birkaç adet satın alması ve Avrupa civarları hedef pazar olarak özel jet taşımacılık hizmetleri sunması makul olabilir. Benzer şekilde TUSAŞ’ın yerli helikopterlerinden birkaç adet THY’nin satın alması ve İGA-Sabiha Gökçen transferleri başta olmak üzere bölgesel ihtiyaçlar için charter hizmet sunması makul olabilir.
11) Yabancı Para ATM Hizmeti İnovasyonu
THY’nin müşterilerine yabancı para banknot tedariki hizmeti vermesi uygun olur. Misal Mısır’a gideceksiniz ve Mısır sterlini ihtiyacınız olacak. Nasıl bir hizmet tasarlanabilir? Uçuş öncesi, pasaport kontrolünden sonra bu işe özel geliştirilmiş bir ATM cihazından THY logolu, fermuarlı bir plastik cüzdan içinde ilgili banknotları alsanız bu durum Mısır’da sizi ilave maliyet, komisyon ve zaman kaybından kurtarır. İstanbul’a döndüğünüzde uçaktan inişte ilgili cüzdanı, içinde kalan Mısır paraları ile bu iş için tasarlanmış kutuya atarsınız, o Mısır parası TL’ye çevrilip sizin hesabınıza yatırılır. Birçok ülke ve para birimi için uyarlanabilen faydalı bir hizmet olur. Hem yerel para bulma, hem de kalan paralardan kurtulma derdine son. Üstelik THY her para cinsinden bilet sattığı için bu Mısır sterlini parasını birincil elden temin edebilir yani bir banka üzerinden komisyon ile bulmasına da gerek olmaz.
12) Karayolu ile Bagaj Taşıma Lojistik Modeli
Ekonomi sınıfı yolcusu 22 kg’lık bir adet bavulunu uçağın bagaj kısmına alabilir. Uçak ile bavul taşımak çok pahalı bir hizmettir. THY’nin yeni bir ürün geliştirmesi ve ilave bavulları karayolu ile Avrupa’ya ulaştırabilmesi gerekir. Bu hizmeti tasarlayıp devreye alabilirsek Türkiye’nin yolcu beraberinde ihraç ettiği mal miktarı önemli miktarda artacaktır. Ülkemize yazın tatile gelen başta gurbetçiler olmak üzere turistlerin çok daha rahat olarak hacimli malları satın almalarının önü açılacaktır. Nasıl olsa ilave bavulu Avrupa’da yaşadığı eve karayolundan hesaplı şekilde yollayabileceğini bilecektir. Misal, İngiltere’ye bir komple TIR 4000 GBP’ye gider. 750 bavul alır. Bavul başına 5,5 GBP gibi ucuz bir para bu işin karadan taşıma maliyetidir. İlave masraflar ve THY’nin kârı ile bavul başına 30 EUR’ya bavulları karadan göndermek makul ve karlı bir iş olur. Bu iş için kolay gümrük beyannamesi amacıyla bazı ilave sistemleri kurmak gerekecektir. www.sendmybag.com gibi bazı firmalar bu işin benzerini yaparlar. THY bu alanda bir iştirak kurabilir.
13) Milli Kredi Kartı (TROY) Entegrasyonu
Türkiye’nin Truva isimli bir yerli milli kredi kartı projesi var. Bu proje maalesef henüz istenen başarı seviyesinden çok uzakta. Bu projeye THY’nin daha çok destek olması uygun olur. Troy’un Avrupa’da ve İngiltere’de daha yaygın geçerlilik sunması için bazı kanuni düzenlemeler gerekebilir. Misal Türkiye’nin milli kredi kartı firmasına Avrupa ve ABD’de kendi ödeme platformunu açmayan yabancı kredi kartı firmalarının Türkiye faaliyet lisansı gözden geçirilebilir. Troy’un fiziki kredi kartı olmaksızın, uygulama üzerinden cep telefonlarına yüklenmesi ve tüm Avrupa’da kredi kartı olarak kullanılabilmesinin önü açılabilir. Yani Monzo, Revolut misali son kullanıcı dostu bir finansal ürün haline getirilebilir. (Not: Troy ismi hayli kötü bir seçim. Mutlaka İngilizce kelime seçilecek ise ‘Star Card’ veya ‘Africa card’ daha uygun olabilir). Troy projesinin komple THY’ye devri de değerlendirilebilir böylece proje biraz canlandırılabilir.
14) Yerli Kamu Kurumları ile İş birliği
THY’nin önde gelen ulusal ve kamu markalarımız ile ilişkileri yetersiz. Misal mil kampanyalarını devlet bankalarımız ile değil yabancı bankalar ile yapmayı seçmişler. Jet yakıtı konusunda yine milli TPAO dururken biri yabancı olan, özel sektör firmaları ile iş birliği görüyoruz. PTT gibi ulusal lojistik firmamız ile yeterli iş birliği göremiyoruz. Araba kiralama iş birlikleri çoğunlukla yabancı firmalar ile vs... ASELSAN ile çeşitli alanlarda iş birliği potansiyeli var ama icraat yok. ASPİLSAN ve İŞBİR ile de belirli ürünlerin uyarlanması için iş birliği yapılabilir. THY’nin kamu firmalarımız ile iş birliklerini artırması faydalı olacaktır.
15) İrlanda Merkezli Leasing Şirketi Stratejisi
İrlanda merkezli bir leasing firmasının kurulması ve bu........