Somali'de kahve tarımı ile 500 bin istihdam yaratmak
Somali'de yıllardır kahve üretimi yok; ancak ülke kahve üretimi için çok elverişli. Zaten tarihi olarak da kahve üretimi olan bir ülke. Bu kahve olayı yazı yazılacak kadar önemli bir konu mu? Somali'yi kalkındırmak için zaten Türkiye bir sürü iş yapıyor; kahve konusu nereden çıktı?
Evet, Türkiye Somali'de petrol arıyor, liman yaptı, hastane yaptı, askeri üs kurdu; belki uzaya roket gönderecek tesisleri de oralara yapacak — bunlar güzel. Ancak bunlar pek istihdam yaratmaz. Bu işler birkaç bin nitelikli personele iş üretir. Somali'de 20 milyondan fazla insan yaşıyor. Gerçekten insanların hayatını değiştirmek, ülkeyi kalkındırmak istiyorsak bize yüzbinlerce insana iş üretebilecek bir alan gerekli. İşte kahvenin yaptığı olay budur. Kahve, ülkenin en fakir dağlık bölgelerinde yüzbinlere istihdam sağlar; bu yüzden toplumsal kalkınmayı sağlayabilecek asıl ürün Somali özelinde kahvedir.
Ben kahveyi çok severim. Global gelir adaletsizliğini düzeltebilir. Fakir ülkeler üretir, zenginler tüketir. Yani zenginden fakire gelir aktarımı sağlar. Kahve fiyatı ne kadar artarsa o kadar mutlu olurum. Son dönemlerde gayet keyfim yerinde — kahve fiyatları uçuyor. Son beş yılda fiyatlar dört katına çıktı. Maşallah. İnşallah tez zamanda dört kat daha artar.
Brezilya kahve tarımı işiyle 5 milyon insanına istihdam yaratıyor. Somali için gelin mütevazı bir hedef koyalım ve bunun sadece onda birini hedefleyelim: 500 bin istihdam hedefi koyalım. Brezilya kahve üretimi için yağmur ormanlarını kesiyor; bu hoş bir olay değil. Somali ve Yemen gibi ülkelerde ağaç kesmek yerine kahve tarımı için yüzbinlerce ağaç fidanı dikmek gerekecek. Ne güzel!
Somali gibi bir ülkede, sadece 5 dönüm arazide kahve üreterek bir ailenin geçimini sağlaması mümkün. Yüksek kahve fiyatları ve yüksek talep bu imkânı sağlıyor. Türkiye'de hiçbir tarım ürününde böyle bir durum olması mümkün değil.
Gelin bu konudaki önerilerimizi, politika yapıcıların dikkatine derli toplu sıralayalım:
1. Somali'nin güney ve güneybatısındaki tepelik bölgeler bu iş için çok uygun. Bizden ilgili bir kurumun buralarda örnek kahve plantasyonları kurması ve projenin para kazandırdığını Somali halkına göstermesi gerekli. Misal, devlet tarım kurumumuz TİGEM bu iş için uygun olabilir. TİGEM'in ziraat mühendislerini ilgili kahve üretici ülkelere gönderelim; işi öğrensinler ve Somali'de ilgili bölgelerde örnek plantasyonlar kursunlar.
2. Kahve plantasyonunda ekim sonrası ilk ticari hasat, çevresel faktörlere bağlı olarak 3–5 yıl sürer. Bu kadar uzun vadeli bir yatırımı Somali halkı görmeden kimse sahaya girmez. Bu süreçte proje kendi mali kaynaklarını kullanabilir veya Katar, Çin gibi zengin ülkelerle ortak başlatılabilir; finansmanı onlar sağlayabilir. Çoğu ülkede kahve yılda bir kez ürün verir; ancak Uganda ve Kenya gibi Somali’nin komşularında yılda iki hasat alınabilir.
3. Somali, Yemen gibi fakir ve Müslüman ülkelerde, kritik bir tarım ürünü olan kahvenin üretimi genelde Amerikan ve Batılı ülkelerin ve büyük kahve firmalarının çıkarına hizmet etmez. Onların bağlı çıkarları, bazı ülkelerin yerel toprak ağaları ile çalışmaktan geçer. Yani sözgelimi Sittiboks gibi Amerikan kahve zincirlerinde veya İsviçre'deki bazı meşhur kahve pazarlamacılarının sattığı kahveler, gariban ülkedeki gariban çiftçi üretimi olmayabilir. Bu sebeple Somali'de ve Yemen'de kahve üretimi ve pazarlaması için Asya ülkeleriyle ortak çalışmak uygun olabilir.
4. Yazıyı Somali özelinde yazdım ama aynı öneriler Yemen için de geçerli; hatta belki daha da geçerli. Yemen'de yaklaşık 40 milyon insan yaşıyor, yani Somali'nin iki katı. Kahvenin anavatanı zaten Yemen. Yemen halkı son yıllarda büyük acılar çekti ve yıkım yaşadı. Kahve projeleri ile........
