menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne kadar bela içindesiniz Sn. başbakan?

14 5
30.09.2025

Başbakan Starmer geçenlerde Liverpool stüdyosunda BBC'ye röportaj verdi. Liverpool'da İşçi Partisi’nin yıllık konferansı var, röportajın hedefi de bu konferansa yönelik idi. BBC ve Skynews, geleneksel olarak İngiltere'nin lider haber kanallarıdır. Son dönemde ise GBNews kanalı bu ikiliyi geçti. Starmer’ın GBNews'e çıkması pek mümkün değil çünkü GBNews, rakibi Nigel Farage ile çok yakın olan sağcı bir haber kanalı. Zaten Farage da tüm anketlerde en popüler lider durumunda. BBC'ye sağcı bir kanal denemez ancak Siyonizm sempatizanı diyebilmek için yeterince örnek var. Yaygın bir inanışın aksine, BBC, hükümet yönetiminde veya Devlet sahipliğinde bir kanal da değildir. Özel de değildir. Sanki Devlet kurumu gibi tüm haneler TV lisansı ismi ile BBC'ye para aktarırlar ama BBC yönetimi özerktir ve kendi yönetim kurulunca yönetilir. Türkçesi 'Küreselci yapı' tarafından yönetilir. Gelelim röportaja. Adet olduğu gibi Starmer tüm röportaj boyunca savunma yaptı. İsrail, Gazze konularında hiçbir soru gelmedi. Sorular iç politikadan ibaretti. Röportajın ilk cümlesini ben yazayım siz gerisini tahmin edin. 'Sn. Başbakan programa hoş geldiniz. Ne kadar bela içindesiniz?' ( ing: How much trouble are you in?" Başbakan soruya cevap 'kem küm' bir şeyler söyler. İkinci soru şöyle gelir: 'Bunlar ne kadar politik belada olduğunuzdan farklı konular. En son toplum anketine göre bugün bir seçim olsa İşçi Partisi'nin 100'den daha az sandalyesi olacak. Size tekrar soruyorum, ne kadar bela içindesiniz?" Starmer yine bir şeyler gevelemeye başlamışken sunucu sözünü keser ve tekrar sorar: 'Şu anda ne kadar bela içindesiniz?' Velhasıl bu trajik röportajı yazmaya elim gitmiyor ama Starmer’ın belli başlı mesajlarını özetleyeyim: "Bu kötü gidişat Muhafazakar Parti'nin 14 sene süren kötü iktidarının sonucudur. Henüz bir senedir iktidardayız. Biz düzeltmenin 12 aydan uzun süreceğini söylemiştik. Bazı düzeltmeler başladı ve bunu ülke sathına yaymamız lazım. Norveç'e 10 milyar Sterlinlik savaş gemisi sattık bunun istihdama katkısı olacak. NHS'i daha iyi duruma getirmek için çalışıyoruz ve bunun için teknolojik imkanları devreye alıyoruz. Ben güzel, toleranslı ve çeşitli ( İng: diverse) bir ülkeye inanıyorum ve buna hizmet etmek istiyorum Reform Partisi buna inanmıyor, onlar bu ülkeyi parçalamak istiyor. Legal olarak yıllardır bizimle beraber olan, sağlık sistemimizde, okullarımızda, topluluklarımızda çalışan, işyerleri kurmuş olan göçmenlerimiz var. Reform partisi bunları deport etmek istiyor. Bu ülkemizi parçalamak demektir. Biz bugün Putin karşıtı bir koalisyona Avrupa'da liderlik ediyoruz ve Putin'in agresifliğine karşı mücadele ediyoruz. Düşünsenize Farage iktidara gelse ve Putin ile yakınlaşsa ne olacak? Bunun güvenliğimize ve savunmamıza getireceği sonuçları düşünün. Yıllık konferansımızda da bu mesajı vereceğim. Bu farklı bir mücadele. Geleceğimiz ile ilgili, bizim kim olduğumuz ile ilgili. Vatanseverliğin ne olduğu ile ilgili. Biz dünyada nerede duruyoruz bununla ilgili. Bu içinde olmamız ve kazanmamız gereken bir mücadele ve kesinlikle kazanacağımıza inanıyorum. Göçmenlerin kaldığı oteller ile ilgili sorunları biliyorum, bu otelleri boşaltmaya çalışıyoruz, bunun bölgede yarattığı ürpermeyi anlıyorum. Bize önceki hükümetten on binlerce adet dokunulmamış göçmen dosyası miras kaldı. Bunları işlememiz lazım. Otelleri göçmenlere tahsisleyen önceki hükümet oldu. Bu dosyaları işledikçe göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesini de yapacağız. Yeni dönemde dijital kimlik uygulaması getireceğiz, dijital kimliği olmayan kaçaklar çalışamayacaklar." Sunucu ise bu topa gelişine vurur ve doksana takar: " Zaten sigortası olmayan göçmenlerin çalışamıyor olması lazım ama çalışıyorlar, siz dijital kimlik getirdiğinizde de aynı şekilde dijital kimliksiz çalışacaklar ne farkı var ki? Neden getiriyorsunuz bu sistemi?" Starmer’ın diğer mesajları ile devam edelim: "Ülkemizde gençler ev alamıyorlar, ev sahibi olma (yani ev........

© Aydınlık