Cemal Kaşıkçı kumpası kimi hedef aldı? |
Cemal Kaşıkçı ( ing: Jamal Khashoggi) olayını hatırlarsınız. Bu zat, ne kadar gazeteci, ne kadar istihbaratçı biraz meçhul. Kendisi 2018’de İstanbul’da Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürülüyor. Önce bu işin ihalesi Türkiye’ye ve Tayyip Erdoğan’a (RTE) bırakılmak isteniyor çünkü kamera görüntülerine göre konsolosluktan çıkan Kaşıkçı, bir yerlere gidiyor ve kayboluyor. Derken ortaya bir ses kaydı çıkıyor. Türkiye bu işten sıyrılıyor. Bu sefer oklar Suudi veliaht prensi Muhammed Bin Selman’a (MBS) yönleniyor. Konsolosluk içinden alınan ses kayıtlarına göre Kaşıkçı’nın öldürülme anının ve parçalanma anının ses kayıtları mevcut. Konsolosluktan çıkan kişinin ise Kaşıkçı’nın kıyafetlerini giymiş bir dublör olduğu belirleniyor. Konsolosluğa cinayet için Suudi Arabistan’dan gelen ekibin havalimanı tarayıcı cihazlarına sokulan çantalarında kesici aletler belirleniyor.
Hepimiz hatırlıyoruz değil mi bu olayları? Gelin kendimizi bu sahneden bir an çekelim ve biraz eleştirel düşünme kaslarımızı çalıştıralım. Bu nasıl bir mükemmel cinayet dosyasıdır ya Rabbi? Ben bu yaşıma geldim, bu ülkede bu kadar mükemmel, kılçıksız 0 çözülmüş cinayet dosyası hatırlamıyorum. Yani o kadar mükemmel ki insanın aklına bir an dahi başka bir durumdan şüphelenmek gelmiyor. Her şey kabak gibi ortada. MBS’nin güvenlik ekibi ile de ilintili olan kişilerin bulunduğu katil ekip, kesici aletler ile Suudi Arabistan’dan gelmiş, Kaşıkçı’yı kesmişler, ses kayıtları ortada, sonrasında kıyafetleri birisine giydirilmiş, İstanbul turu atılmış ve katil ekip ülkesine dönmüş.
Bu cinayeti bu kadar mükemmel her detayıyla çözen kahramanlar kimler? Anlaşıldığı üzere bizim Milli İstihbarat Teşkilatımız. Nasıl? Şapka çıkartıyor muyuz? Elbette çıkartıyoruz. Ses kayıtlarından, kamera kayıtlarına kadar çatır çatır dünya âleme, ülke başkanlarına kanıtları ile servis edildi değil mi? Bravissimo… Peki madem bu dosya mükemmel şekilde çözülmüş ve kapanmış neden hâlâ kaşıntı var? Yani bir şeyler oturmuyor… Rahatsızlık veren bir his var… yok mu? Bu ülkede bana bu kadar mükemmel çözülmüş bir cinayet dosyası hatırlatır mısınız? Hangisi çözüldü? Uğur Mumcu? Hrant Dink? Turgut Özal? Atlas Jet vakası? Susurluk vakası? Çetin Emeç? Kışlalı? Üzeyir Garih? Adnan Kahveci? Hangisi? Bunların hiçbiri adam gibi çözülmedi. Çözülemedi demiyorum, hepimiz biliyoruz çözülebilirdi ama çözülmediler.
Ama 2018’e geliyoruz, buyurun size mükemmel çözülen bir cinayet dosyası… İşte MİT sahnede… Bakın işte böyle çözülür cinayet dosyası. Nasıl? Peki bu içimizi gıdıklayan hissiyat nedir? Bu mükemmelliğin içinde bir kılçık var, bulamıyoruz… nedir bu?
MBS gibi iktidara yeni gelmiş, rüştünü ispat etmek isteyen, Suudi Arabistan’ı değiştirmeye kararlı olan, hatta Suudi Arabistan’ın Atatürk’ü olma iddiasındaki bir prens, neden bu kadar riskli bir cinayet planlarına girsin? Yani bir gazeteciyi Türkiye’de öldürmenin ve bu işten temizce sıyrılmanın bundan daha kolay belki 100 tane yolu vardır, neden konsolosluk içinde bu kadar riskli bir operasyon düzenletsin? Varsayalım MBS bu işi düzenletti. Cinayet için gönderilen ekip, cinayet aletleri ile havalimanı tarayıcısından geçirilir mi? Yani nasıl bir zekâ böyle ayan beyan ortada delil bırakır? Hem girişte hem çıkışta. Yani Türkiye’de en çömez mafya grubunun stajyerine bu işi versen böyle bir amatörlük yapmaz. Dünya cinayetler tarihinde var mıdır böyle bir durum?
MBS neden 2018 yılında RTE’yi hedef alsın? Yani “Cemal Kaşıkçı’yı RTE öldürttü, veya Türk gizli servisi öldürdü” gibi bir kumpastan ne çıkabilir? Hadi varsayalım kumpas başarılı oldu, ihale RTE’ye kaldı ve Türkiye’de iktidar değişti. CHP iktidara geldi veya AKP içinden başka lider çıktı. Ne olacak yani Suudi Arabistan’a bu durumun faydası ne? Bu kadar riskli bir kumpasa girmeye değer mi? Türkiye’de iktidarın değişmesini en çok isteyen ülke Suudi Arabistan mı?
Bandı ileri saralım. Kaşıkçı öldürüldü, MBS muazzam bir uluslararası baskı altına alındı, tahtını koruyabilecek mi? koruyamayacak mı? belirsiz. Derken hemen sonraki ay, Arjantin’de ülke liderlerinin katılacağı G-20 zirvesi var. MBS katılacak mı acaba? Derken evet, MBS katılıyor. Acaba liderler MBS’ye nasıl davranacak? İşte Putin… MBS’nin yanına geliyor, sıcak şekilde elini sıkıyor, gülümsüyor ve konuşuyor… Neler oluyor? Nasıl Rusya Federasyonu başkanı, bir uluslararası gazetecinin vahşice katli emrini veren bir Arap Kral ile aleni şekilde samimi pozlar verir? Onun zedelenmiş meşruiyetini açıkça destekler?
Suudi Arabistan geleneksel olarak, kuruluşundan beri ABD güdümünde bir ülkeydi. Neredeyse ABD sömürgesiydi diyebiliriz. İşte sahnede Putin ve MBS’yi görüyoruz… Neler oluyor? Olayları anlamlandırabilen beri gelsin! Şimdi yavaş yavaş “Evreka” anına doğru ilerliyoruz, hazır mısınız?
Jeffrey Epstein malum ABD’de önemli bir dosya. Kendisinin MOSSAD için çalışan, dünya liderlerine, teknoloji şirketi başkanlarına, kamuoyunu etkileyebilen insanlara çocuk pazarlayan, seks videolarını çekip şantaj yapan bir birimin başı olduğu ortaya çıkmış durumda. Bu kapsamda parti parti e-mailleri de ortalara dökülüyor.
Kaşıkçı cinayetinden hemen sonra, 16 Kasım 2018’de Epstein, avukatı Reid Weingarten’a yazdığı cevap e-mailinde şunları yazar:
Evet, 1) kimse Türkler o ses kayıtlarını nasıl buldular diye sormuyor. 2) senin için: Steve diyor ki Cumhuriyetçiler Trump’ın gitmesini istiyorlar. O artık bir yükümlülük.
Epstein’in tüm belgelerini tabii adam gibi yayınlamıyorlar, böyle bölük pörçük seçmece dokümanlar yayınlanıyor ama kritik nokta bence de bu ses kayıtları. Bunlar muhtemelen cinayet sırasında ortamdaki cep telefonlarından elde edilen ses kayıtları. CIA ve MOSSAD’in zaten tüm telefonları dinleme teknolojisine sahip olduğunu ve çok muhtemelen o telefonları cinayet anında muhtemelen canlı olarak dinlemekte olduklarını biliyoruz. O dönemde İsrail’in Pegasus yazılımı ile bir çok ülkeye bu becerinin satıldığı da biliniyor.
MİT’te bu beceri o dönemde var mıydı ve hatta bugün var mı? Pek emin değilim. Epstein’in mesajında dolaylı olarak verdiği mesaj bence bu ses kayıtlarının CIA veya MOSSAD tarafından MİT’e verilmiş olması durumu. Çünkü bu durum, bizim tüm bu cinayet dosyasını anlamlandırmamızı nihayet sağlıyor. Bu ses kayıtları Türkiye’ye verilmeseydi, bu iş Türkiye’nin kucağına kalacaktı ama veriliyor ve MBS’nin ipi çekiliyor. Bu ne demek? Bu demek ki, tüm bu cinayet kumpasının asıl hedefi hiçbir zaman Türkiye veya RTE olmadı. Baştan beri kumpasın hedefi ve tüm kurgusu, yeni........