Bayramlık Yazılar

Buyurun birer paragraf halinde 12 farklı konu ve politika önerisi. Herkes, ilgisini çekecek en az bir konu bulabilir. Üstelik konu atlamak da serbest! İyi Bayramlar!

1)    Antalya Diplomasi Forumu her zamankinden önemli

Malum Nisan başında Antalya’da ADF organizasyonu düzenlenecek. Hem Ortadoğu’da hem Rusya-Ukrayna arasında çatışmalar devam ediyor. ADF hazırlıkları bakalım nasıl yapıldı? Hariciyemize yakında notunu vereceğiz. İyi hazırlık yapıldı ise ve özellikle Avrupa harici ülkelerden (Avrupa’yı takan yok, gereksiz kuru kalabalık) üst seviye yeterince lider gelebilir ise belki bölgemizde hem kalıcı barışın sağlanması hem Türkiye’nin çıkarlarının ilerletilmesi için fırsatlar değerlendirilebilir. Özellikle Rusya ve İran’dan liderlerini çekebilirsek (veya Rusya’dan en azından Lavrov gelirse) faydalı olur. Mısır, Suudi Arabistan, İspanya, Meksika, İrlanda, Brezilya, G. Afrika, Çin’den de üst seviye katılım hedeflemeliyiz. Pakistan ve Hindistan arasındaki problemleri çözmeyi amaçlayan bir panel düzenlenirse faydalı olur. Kafkasya’da sağlanan kalıcı barış da büyük ekonomik ve sosyal ilerleme fırsatı sunmakta. Bir sürpriz yapıp Kuzey ve Güney Kore dışişleri bakanları seviyesinde bir buluşma ayarlamak da güzel olurdu doğrusu. Afrika tarafında zaten kıtanın her tarafında derya gibi fırsat var, hangi birini yazalım… ADF’de benim gördüğüm en büyük risk, önceki bazı senelerde olduğu gibi gündemi fazlaca Avrupa Birliği ve B.M. odaklı saçma sapan fasarya konular ve davetliler ile meşgul etmek ve ülkemizin önündeki fırsatları atlamak olur.

2)    Benzin istasyonlarını atık toplama merkezi yapalım

Benzin istasyonları malum modern şehircilik hayatında önemli bir ihtiyaca cevap vermekteler. Sıkışık şehirler içinde araba ile kısa duraklama yapılabilecek mekanlar sunuyorlar. Akaryakıt yol tankerlerinin bu istasyonlara girip çıkması da mümkün. Mekanlar bu şekilde büyük araçların giriş çıkışına uygun tasarlanmış. Benzin istasyonları şehirlerin lojistik akışkanlığını sağlamada önemli ve yerel merkez noktaları oluşturuyorlar. Temel görevleri araçlara akaryakıt temin etmek. İlave bazı hizmetler de sunuyorlar; misal, lastik hava basıncı kontrolü, silecek suyu doldurmak, bazen aracı yıkamak, ATM hizmetleri, acil market ihtiyacını biraz pahalı fiyattan dahi olsa 7/24 tedarik edebilmek gibi… Avrupa’da yeni yeni sadece elektrikli araçlara hizmet veren istasyonlar da hizmete girmeye başladı. Peki ülkemizde zaten yaygın olarak bulunan bu istasyonların ekonomiye daha fazla değer yaratması için akıllıca tasarlanmış yeni bazı hizmetleri devreye almalarını sağlayabilir miyiz? Sadede gelelim. Esas konu, belirli atıkların toplanması için bu istasyonlara özel konteynerlerin yerleştirilmesi. Modern şehircilik sunabilen bazı ülke şehirlerinde, mahallelerde geri dönüşüm tesisleri olur. Mahalleli, aracına her türlü evsel atığı yükleyip kendi mahallelerindeki merkezlere bu atıkları ücretsiz olarak bırakabilirler. Başka mahalledeki tesisi kullanmak isterseniz veya ticari bir araç ile atık bırakmak isterseniz ise ücret ödemeniz gerekir. Ülkemizde şehirlerimizin ihtiyaç listesi uzun, daha buralara sıra gelemedi ama benzin istasyonları üzerinden belki kısmen bu hizmeti sunabiliriz veya bir başlangıç yapabiliriz. Misal atık yağ konusunda kolay şekilde istasyonlarda toplama konteyneri kurulabilir. Bölgedeki restoranlar ve evsel tüketimde kullanılan kızarmış yağlar en yakın benzin istasyonundaki toplama konteynerine kolayca dökülebilirler. Küçük yatırım ile önemli bir kamusal fayda ve tasarruf bu sayede sağlanabilir. Elbette ekonomide çok çeşit atık üretiliyor ve toplanması gerekiyor. Yer kısıtından dolayı her istasyonda tüm atıklar toplanamayabilir, özellikle hacimli atıklar toplanamaz ama belirli kategorilerde bu sınıflandırmayı yapıp sistematiği çalıştırabiliriz. Yeni benzin istasyonu lisanslarını ve lisans yenilemelerini yaparken bu ihtiyaçları da göz önüne alabiliriz. Kullanılmış tekstil ürünleri, ayakkabıların bu şekilde toplanması mümkün olabilir. Elektronik atıkların bu şekilde toplanması ve belki de bir kısmının yeniden kullanıma alınması mümkün olabilir. Plastik ve cam atıklar fazlaca trafik yaratabilir fakat yeri uygun istasyonlara bu konteynerler de konabilir. Vatandaşlarımıza bu atıklar karşılığında belki küçük bazı faydalar sağlanabilir. Misal, akbiline veya telefon uygulamasına para veya yeşil puan yüklenebilir vb.

3)    Paşabahçe arazisi İstanbul’a turistik fayda üretmeli

Geçenlerde Beykoz’daki meşhur Paşabahçe arazisinin İş Bankası tarafından satıldığını öğrendik. Boğaz’da leb-i derya 117 dönüm büyüklüğünde zaten başka arazi yok. Burası İstanbul’un en değerli bölgeleri içinde. Bu arazinin İstanbul’a en büyük kültürel, turistik ve sosyal katkıyı üretecek şekilde değerlendirebilmek asıl meseledir. Buraya yeni bir beş yıldızlı otel yapılıp geçilirse çok yazık olur. İstanbul’a değer katacak projelerin değerlendirilmesi ve tasarlanması lazım. İstanbul’un dünya turizminde rekabet ettiği şehirlere baktığımızda bu şehirlerde muazzam doğa tarihi müzeleri var. Muazzam bilim müzeleri var. Bazılarında milyonlarca turist çeken eğlence parkları var. Hatta bazı şehirlerde bu müzeleri yan yana yapmışlar, tam bir kültürel ve turistik merkez oluşturmuşlar. Elbette bu tür müzeler ülkedeki bütün ilkokul ve ortaokul öğrencilerine de günü gelince bedava ziyaret imkânı sağlıyor ve eğitim katkısı da sunuyorlar. Bakalım AKP hükümeti (ve ilgili CHP belediyeleri) İstanbul’da son 20 senede yarattıkları şehircilik felaketine devam mı edecekler, yoksa dünya çapında şapka çıkartılacak ve İstanbul’un turistik potansiyeline yılda milyonlarca ziyaretçi ekleyecek bir sosyal/turistik proje ortaya konabilecek mi?

4)    Daha çok Milli Park ilan etmeliyiz

Milli Parklar konusu, bütün gelişmiş ülkelerde doğa korumacılığının, bazı durumlarda kültürel korumacılığın ve turizmin lokomotifi olan konulardan biri. Milli Parklar konusuna millet olarak daha çok ilgi gösterirsek, politika yapıcılarımızı bu konuda daha çok hesaba çekersek önemli toplumsal kazanımlar elde ederiz. İngiltere’de “National Trust” denen milli parkları ve ilintili kırsaldaki yapı ve bahçeleri koruyan ve bu süreçte üyelerin doğa gezintilerinin keyfini de çıkardıkları bir vakıf var. 2,5 milyon civarı üyesi var, yani İngiltere’nin en büyük, sevilen ve fayda üreten STK’larından biri. Bu üyeler yıllık para veriyorlar ve karşılığında bu milli parklar ile ilgili çeşitli faydalara kavuşuyorlar; misal ücretsiz otopark gibi. Ayrıca evlerine yılda birkaç kez milli parklar dergisi geliyor ve çeşitli etkinliklere davet ediliyorlar. Gelin biz de bu milli parklarımızı halk ile daha çok buluşturmak için benzer bir vakıf veya dernek kuralım. Her bütçeye uygun olacak şekilde, milyonu aşkın ücretli üyesinin olmasını sağlayalım. Dergisini çıkartalım, ilgili istatistikleri tutalım ve yayınlayalım. Gönüllülük usulünce ortaokul ve lise dönemindeki gençlerimize bu parklarda çalışma, yaz kampı imkanları oluşturalım. Milli park zenginliğimizi halkımız ile daha güçlü şekilde paylaşalım. Gezme, fotoğraf, kamp yapma vs. etkinlikleri düzenleyelim. Malum içinde bulunduğumuz devirde sadece ülkemizde değil bütün gelişmiş ülkelerde boşanmalar arttı, depresyon arttı, ekran bağımlılığı arttı. Milli park olayı bu problemlerin doğal ilacı ve Türkiye bu konuda çok şanslı. İnsanlarımızın hayatına daha çok milli park ziyareti katabilirsek mutluluk artar, ülkeye bağlılık, yaşadığı memleketi sevme durumu artar ve sonucunda milli savunmadan ekonomik gelişmeye kadar önemli miktarda toplumsal fayda üretilir. İlgili okurları ve politika yapıcıları, “National Trust” ve milli parklarımızın web sitelerini incelemeye davet edelim; böylece iyileştirme fırsatları görünür olur. Ayrıca milli parklarımızın her biri için belki vakıf kurmalı, sosyal medya hesapları yönetmeli, ilgili uzmanları barındıran mütevelli heyetleri kurmalı ve her birinin korunması ve toplumsal fayda üretmesi için özel politikalar üretmeliyiz. Hepsini aynı sepete atmak doğru olmayabilir. Milli parkların girişine bilet kesen bir memur koyma konusunu da yeniden değerlendirmek ve her bir park için farklı uygulama geliştirmek doğru olabilir. Son dönemde önemli tahribat riski altında olan Göçek ve benzeri mavi tur bölgelerini de milli park olarak ilan........

© Aydınlık