menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü

43 0
monday

Bir araştırma şirketi (Bulgu araştırma) 26 ile yayılık bin 837 kişiden oluşan bir örneklem ile ‘Türkiye’de Seçmen Profili ve Eğilimi’ temalı bir araştırma yapmış. Araştırmanın sonuçlarına bakarsak, Türkiye’de yurttaşların yüzde 72,2’si kendisini derin yoksulluk içinde tanımlarken, yüzde 32,8’si ise gelirlerinin temel gereksinmelerini karşılamaya bile zor yettiğini ifade etmiş. Katılımcıların yüzde 56,4’ü ülkenin en büyük sorununun ekonomi olduğunu söylerken, yüzde 44,9’u oy verme kararında ekonomik koşulların belirleyici olduğunu ifade etmiş. İşin ilginç (ağlatısal-güldürüsel) yanı, ‘Ülkenin sorunlarını hangi parti çözer?’ sorusunda en yüksek oran ‘Hiçbiri’ seçeneğinde çıkmış iyi mi! Acaba bu denekler tüm mevcut partilerin ekonomi izlencelerini okudular mı? Pek sanmıyorum.

Ekonomi sorunsalının içinde önemli bir konu da çocuk işçiliğidir. Aslında bu sorun salt ekonomik değil, sosyo-ekonomik bir sorundur. Sorunun ekolojik boyutu da vardır. Yani sorun üç boyutludur. Örneğin Afrika’da kakao yetiştirme alanlarında köle niteliğinde çocuk işçi çalıştırılması vb.

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü idi. Kısaca bakalım konuya.

BİR EKONOMİK İSTİSMAR TİPİ OLARAK ÇOCUK İŞÇİLİĞİ

Çocuklarımız bir yandan emperyalizmin saldırısı altında, marka çocuk olarak yetişmek zorunda bırakılıyor; diğer yandan da yeni ortaçağ olarak adlandırılan feodal yeni-kölelik çarkının dişlileri içinde istismar ediliyor.

İstismar, ‘çocuğun sağlığını dirimbilimsel, tinbilimsel, toplumsal olarak üç boyutta olumsuz yönde etkileyen ve bir yetişkin, toplum veya ülke tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar’ olarak tanımlanabilmekte; fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik olarak ayrı ayrı veya birleşik incelenebilmektedir.

Toplumsal ve iktisadî nedenlerle sanayi iş kolunda, esnaf ve sanatkarlar yanında, tarım kesiminde, sınırsal çalışma alanlarında, evde, sokakta maddî kazanç elde etmek amacıyla emeğini sunarak çalışan 18 yaşından küçükler, çalışan çocuk olarak tanımlanabilir.

Türkiye’de İş Yasası’nda 15 yaşın altındakilerin çalıştırılması yasak olmasına karşın, bunların sayısı giderek artıyor. 15-18 yaş öbeğinin de korunması gerekiyor da! Çocuk işçi konusunda hem istem hem de sunu artıyor. Nedenleri arasında köyden kente göç ilk sırada sayılıyor, ailenin geçim sorunu gerekçesiyle. Okumanın, insana meslek ve iş sağlama olanağının azalması bir başka gerekçe, kısa yoldan sanat öğrenmeye teşvik etmesi anlamında.

MESEM VE ZANAAT OKULLARI NEYE HİZMET EDİYOR?

Ekonomik koşullar nedeniyle zorlanan işverenlerin ucuz ve itaatkâr (sendika, hak, hukuk vb. anlamda) emek arayışı çocuk emeği istemini artırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda sessiz kal(a)madı! MEB bu........

© Aydınlık