menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alevi kızıyla evlenmek günahmış

82 0
16.05.2026

Suriye’de Ahmet Şara hükümetinin tesis ettiği “Kur’ani tedavi ruhsatları idaresi”, Kur’ani tedavi alanında yüksek lisans mezunu olan “seçkin şeyhlere” diplomalarını takdim etmiş. Bu çok hassas “ilmi ve akademik üstünlüklerini” kanıtladıkları için artık ilaç tavsiyesinde bulunabilecekler, kendi kliniklerini yasal ruhsatlarla açabilecekler. Seçkin şeyhlerin nefesi, tavsiye edecekleri bitkiler ve dualarıyla mahalli hastalar şifa buldukça yurtdışından hasta kabulüne başlayacaklar. Seçkin şeyhler sayesinde dindar sağlık turizmi canlanacak ve Suriye yeni bir gelir kapısına sahip olacak.

Seçkin şeyhlerin devlet kurumlarına giren kadınların giyim-kuşamından makyajına kadar müdahale hakkına sahip olmaları, devlet kurumlarının aldığı kararların şeriat yasalarına uygun olup olmadığına nihai sözü söyleme yetkisinin ardından şeriat eczaneleri açabilme ruhsatına kavuşmalarına bakınca, Suriye’deki rejimin inşa etmeye çalıştığı zihniyet ve etkilerinin Suriye ile sınırlı olmayacağı aşikâr. Zira bu zihniyetin “ulusal bir sınır ve egemenliği” ile ilgilenmedikleri, söylem ve eylemleri ile maruftur. Kendilerinin sünnet kriterlerine uyan “Müslüman Kardeşliğini” önce “raydan çıkmış” kabul edilen Irak ve Şam coğrafyasında (Mısır Nil deltasından Filistin’e, buradan Lübnan, Suriye) ve Anadolu’da tesis edecekler.

MÜMİNLERİN EMİRİ

Yeni rejimin seçkin şeyhleri daha önce de “Sünni Emevi” rejimi başı olarak takdim ettikleri Ahmet Şara’nın, Emevi Camiinde “mutlak biat edilmesi ilahi bir emirle tebliğ edilmiş Müminlerin Emiri” olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan etmişlerdi. Seçkin şeyhlerin öncülerinden kabul edilen Hamed Ayman El-Cemmal geçen hafta kendisine tevdi edildiğini iddia ettiği ilahi buyruğunu ilan etmişti; “Müslümanların Alevi, Dürzî, Şii ve İsmail’i mezheplerden kız almaları haramdır. Bunlara kız vermeleri de günahların en büyüğüdür. Çünkü bunlar zındık ve kâfirdirler.”

Dikkat çeken husus ise bu fetvanın Yahudi ve Hristiyanları kapsamamış olmasıdır. Zimmet ve kitap ehlinden kabul edildikleri için “kitapsız, dinsiz, müşrik ve katli vacip” kabul ettikleri kendileri dışındaki herkes kendilerine haram kabul edilmektedir. Bunlar ancak “Sebi” olarak kullanılır. Günümüzde hukuken ve ahlaken suç kabul edilen bu söylem ve eylemler halen din kisvesi altında yapılmaktadır. Sebi, savaş ganimeti olarak ele geçirilen düşman anlamındadır. Kadınlar, çocuklar, mallar onlara kullanılmak üzere helaldir.

Suriye’deki bu köklü değişim süreci, hem bölge halkı hem de Türkiye gibi komşu ülkeler için oldukça........

© Aydınlık