Türkiye kaosa girer mi?
Dünya pandemi sonrası başlayan istikrarsızlık dönemi içine her geçen gün daha hızlı giriyor. Bu istikrarsızlık döneminin nasıl sonuçlanacağı çoğunluk tarafından algılanamıyor. Atlantik Sistemi’nin bu sorunun da altından kalkacağı hala geniş çevrelerce düşünülüyor.
Ancak bizim gibi birçok insan bu içine girdiğimiz dönemin artık yeni bir çağın başlangıcının habercisi olduğunu düşünüyor. Aslında tüm ipuçları da bunun doğru olduğunu bize kanıtlıyor.
En son ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Sayın Nicolas Maduro’yu bir gece baskını ile kaçırması bardağın artık taşma noktasına geldiğinin en güzel kanıtı.
Bu yazımızın konusu; dünyanın ağır ağır girmeye başladığı istikrarsızlık döneminde Türkiye’nin bir krizle karşılaşma riski nedir? Türkiye bu süreçte neyi beklemelidir? Bu tehlikelere karşı hangi önlemler alınmalıdır?
Doğrudan bir saldırı durumu mümkün olduğu halde onu burada incelemiyoruz.
Dünya, Atlantik Sistemi tarafından 1980’lerden bu yana içine sokulduğu küreselleşme politikaları sonucunda, tüm ülkeler dış ticaret boyutu ile birbirine bağımlı hale geldi.
Bizim de sanayimizin önemli kısmı iç piyasaya değil ihracata üretim yapıyor. Buna bağlı olarak da ciddi boyutlarda ithalat yapıyoruz. Ayrıca Türkiye son yıllarda önemli bir turizm merkezi haline geldi. Akdeniz kıyıları güneş ve deniz turizmi ile ve neredeyse Türkiye’nin tüm sathı tarih turizmi konusunda yılda 60 milyonun üstünde ziyaretçi tarafından geziliyor.
Bunlar istikrar sürecinde çok........
