Hayrola bacım
Tekmili birden aynı anda
aynı metinle başladılar
yazıp çizmeye.
Bu işler öyle rastgele olmuyor tabi.
Toplum mühendisliği yapan istihbarat örgütleri ülke ülke çalışıyor.
Bazen lobi faaliyetleri için örtülü destek verdikleri kimi dernek kimi de sivil toplum kuruluşlarını kullanıyor
bazen de akademi dünyasından devşirdiklerini.
En çok da sinemayı, medyayı ve ünlü yaptıkları kişileri.
Kim mi bunlar?
İki şarkı söyleyip ya da
bir kaç magazin haberinde görünerek
oluveren ünlüler.
Denklem kolay.
Emperyalizm işbirliği yapacağı halkla ilişkiler, reklam ajansını buluyor
sonra medya şirketleri eliyle
topluma şarkıcı, türkücü, dizi oyuncusu olarak sunuyor
bu değerleri kendinden menkul kuklaları.
Onlar da, bir şey üretmeden elde ettikleri şan şöhrete kendilerini öyle kaptırıyorlar ki
kibirlerinden geçilmiyor.
Sosyal medyada paylaştıkları
metni 5 kez okutsanız
sonra da, hadi bakalım siz de yazın bir şeyler deseniz
iki cümleyi bile kuramayacak kadar tıntın haldeler.
Gel gör ki,
kolayca ahkam keserler.
Neymiş efendim,
İran’daki eylemlere destek olmalıymışız.
Neymiş efendim toplanıp da
İran konsolosluğu önüne
gidip eylem yapmak gerekirmiş.
Pardon bacım,
niye?
Yemen’de, Filistin’de, Sudan’da
çocukların, kadınların üzerine bombalar düşerken
katliamlar yapılırken neredeydiniz?
Amerika’da herkesin gözü önünde bir kadın katledilirken neredeydiniz?
Ne oldu da şimdi döküldünüz ortalığa?
Ne oldu da İran’daki kadınlar geldi aklınıza?
Ne oldu da kalkışmaya destek oluverdiniz?
Başınızı bir yerlere mi çarptınız?
Yoksa acaba........
