Dokunmayın çocuklara
Bu hafta bambaşka olsun istemiştim.
Hepimizin yüreğine iyi gelen müzik dünyasından,
çok değerli sanatçılarımızdan bahsedecektim.
Ama olmadı.
Üzülmekle endişe,
korku ile çaresizlik arasında
arafta kaldım sanki.
Ne müzik ne başka bir şey
canım istemiyor hiç bir şey.
Biliyorum herkes öyle.
Sanata değil de silahlara milyar Dolarları harcayan kötülerin bitmiyor zalimlikleri
dinmiyor acılar.
168 MELEK
Ön sıradaki kalem kutusunu göstermişti arkadaşına,
doğum gününde ablası hediye etmişti.
Sabah yumurtasını annesinin zoruyla yemişti onun arkasında oturan.
Teneffüs zili çaldığında çok terlemeyecekti
babası tembih etmişti onu,
okula bırakırken.
Koşarak gelmişti hepsi okuluna.
Okul demek sadece eğitim değil arkadaş demek, oyun demekti.
Büyümek demekti, umut demekti, gelecek demekti.
Meğerse yokmuş bir gelecekleri.
Nereden bileceklerdi ki
bir vampir gibi çocukların kanını içen, istismar edenlerin
bu kez kendi okullarına bomba atacağını.
Gökyüzü deyince güneşi, ayı, yıldızları bilirdi onlar.
Ne bilsinler ki,
resimlerde masmaviye boyadıkları o gökyüzünden
füzeler yağacaktı üzerlerine.
Kimbilir belki de renkli bir havai fişek sandılar üzerlerine atılan o füzeleri?
Çünkü çocuktu onlar.
Henüz ilkokula giden.
Ne bilirlerdi füzeyi, ne bilirlerdi bombayı.
Ah, o küçücük bedenleri nasıl dayandı o acıya?
Anneler ağıt yakarken babalar ayakta zor dururken
ağaçlar ağladı sessizce, kuşlar sustu bilircesine.
Kimi öğretmen olacaktı büyüdüğünde, kimisi doktor.
Kiminin keman dersi vardı haftasonu gideceği.
Kimisinin de ziyaret edeceği bir anneannesi.
Çoğu anne olacaktı,
öldürülmeyip büyüyebilselerdi eğer.
Olmadı.
Kana bulanmış pembe çantalar kalakaldı ortalık yerde.
Çanta kadar bile dayanamadı
o masum meleklerin bedenleri.
Yüzlerce km öteden nokta atış yapan füzeyle gelip vurdular bir ilkokulu.
Yok olurken bedenleri,
havada asılı kaldı 168 kız çocuğunun hayalleri.
İKİ YÜZLÜ EMPERYALİZM
Korkup ürkerken ruhlarımız
insan kalabilenin kanadı vicdanı.
Acımasızdı eli kanlı katiller.
Ne kolay söylediler yanlış isabet diye.
Tıpkı Gazze’de olduğu gibi sivil hedefleri seçiyorlardı bile isteye.
Yangın yeri olsun diye yürekler.
Kalleştiler zaten.
Dün rengi siyah diye öldürürken günahsızları,
ellerinden almak için vatanlarını
bugün de kolayca öldürüyorlardı çocukları.
NEREDE İNSANLIK
Peki ya şarkıcı, türkücü, ünlüsü ünsüzü, her fırsatta bilimum sebeplerle kadın hakları, çocuk hakları diyenler?
Ne oldu da şimdi sustunuz?
Katledilenler Müslüman olunca mı çıkmıyor sesiniz?
Yoksa birer ucuz kuklası olduğunuz ağa babalarınızdan mı korkunuz?
Peki ya 168 masum çocuğun yok edilen yaşamları?
Havada asılı kalan hayalleri?
Ya bu acıya yanan yüreklerin vebali?
Korkmaz mısınız bunlardan?
YENİ NESİL SiLAHLAR
Birbiri ardına açıklamalar.
Herkes silahlanma yarışında.
Listeler yayınlanıyor,
En zengin 12 ülkenin silahlanma harcamaları,
hepsinin toplamından fazla
liste başı Amerika.
Dünya silahlanıyor demiş gazetemiz Aydınlık.
Geçen sene 2025’ de haber yapmış,
968 milyar Dolar bütçesi varmış sadece Amerika’nın.
Oysa tarıma, gıdaya, insanlığa harcansa bu paralar
ne yoksul kalırdı ne hastalık.
Siyonizm belası sarmış bazı ruhları.
Doymuyorlar kan ve göz yaşına
insan kılığında dolanıyorlar ama
bilsinler ki katlettikleri o masum 168 çocuğun
vebali bırakmayacak peşlerini.
Şeytan bile şikayetçi onlardan.
Arş-ı âlâ’ya yükselirken masumların acıları.
