Makas daralıyor: Jeopolitik denklemde Türkiye
Geçen hafta yazımda ‘Yıkıcı Gemeinschaft’ kavramından söz etmiştim..
Bu tür topluluklar (cemaatler) kendi kalın duvarları ile ördükleri yaşamlarının dışında kalan dünyaya düşmandırlar..
Barışı reddeder, topluluğa (cemaate) hizmet edecek bir yaşamı dikte ederler. Bundan dolayıdır ki Dünyanın tamamını kontrol altında tutmak temel hedeftir. Bu sosyolojik gerçektir. Ferdinand Tönnies, Emile Durkheim ve Richard Sennett gibi farklı yazarlar bunu böyle görmektedir..
Gerçekten daha yazmamdan üç gün geçmemişti ki o “yıkıcı” gücüyle İran’ı yerle bir etmeye yeltendi..
Ama bu sefer duvara çarptı..
Bugünlerde çok konuşulan bir konu Türkiye’de (Aydınlık okurları hariç) şaşkınlıkla karşılanıyor. İsrail’in en üst düzey güvenlik bürokratı Türkiye’yi büyük bir tehdit olarak tanımladı. Bunun anlamını biliyorsunuzdur. O tehdidin bertaraf edilme zamanı sadece mevcut süreçlerin tamamlanması ile gelecek. Yani sırada Türkiye var..
Suyun karşı tarafından böyle gözüküyorsa bizim tarafta ise “İsrail tehdidi” nasıl bertaraf edilir sorusu ortaya çıkıyor..
Burada ilk olarak İsrail tehdidini tanımlamak........
