Bir pankartın anlattıkları

Alevi Kültür Dernekleri’nin 9. Olağanüstü Genel Kurulu’nda gözüme en çok takılan şey, divan masasının önüne asılmış siyah pankart oldu. Pankartta büyük harflerle şu cümle yazıyordu: “Suriye’de soykırım devam ediyor.”

Bu cümle ağırdır. Çünkü “soykırım” öyle kolay kullanılacak bir kavram değildir. Bir slogan gibi yazıldığında da anlamını büyütür, ama aynı zamanda sorumluluğunu da büyütür. Bu yüzden insan ister istemez soruyor: Gerçekten Suriye’de olan şey soykırım mı?

Suriye’de Alevilerin ve Hristiyanların yaşadığı bölgelerde çok ciddi saldırıların yaşandığı doğru. Silahlı grupların ortaya çıktığı, yağma ve cinayet haberlerinin geldiği de doğru. Orada yaşayanların anlattıkları ürkütücü bir tabloyu ortaya koyuyor. Günlerdir evden çıkamayan, sokaklarda daha önce görmedikleri silahlı insanların dolaştığını söyleyen insanlar var. Gece boyunca silah sesleri, bağırışlar, patlamalar… Ailelerin bir araya gelip evlere kapanarak beklediği bir atmosferden söz ediliyor.

Bir başka anlatımda ise kamu düzeninin ortadan kalktığı, sokakların silahlı gruplara kaldığı, her akşam ölüm haberlerinin geldiği söyleniyor. “Aleviler mezara, Hristiyanlar Lübnan’a” sloganları atıldığı ifade ediliyor.

Bütün bunlar korkunçtur. Buna kimse itiraz edemez. Sivillerin hedef alındığı her saldırı katliamdır, zulümdür, insanlık suçudur.

Ama yine de sormak gerekir: Bu yaşananlar soykırım mı?

Çünkü soykırım, bir halkı veya bir inanç topluluğunu sistematik biçimde yok etmeye yönelik planlı bir devlet........

© Aydınlık