Alevilik üzerinden siyaset ve linç kültürü |
Türkiye’de siyaset uzun süredir yalnızca fikirlerin değil, kimliklerin de hedef alındığı bir zeminde ilerliyor. Bu zeminin en tehlikeli başlıklarından biri ise Aleviliğin, siyasi tartışmaların ve hesaplaşmaların merkezine yerleştirilmesidir. Son dönemde yaşanan bazı olaylar, Aleviliğin artık bir inanç ve kültür meselesi olmaktan çıkarılıp, doğrudan bir siyasal saldırı ve linç aracı haline getirildiğini göstermektedir.
Bu tabloyu doğru anlayabilmek için son günlerde yaşanan üç örneğe birlikte bakmak gerekir.
Tartışmanın ilk halkası TBMM’de yaşandı. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın, Suriye’deki gelişmelere ilişkin Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmanın ardından, Alevileri hedef aldığı iddiası gündeme taşındı. Usta, Alevilere yönelik bir dışlama ya da aşağılama niyetinin olmadığını açıkça ifade etti. Ancak bu açıklamalar, oluşan tepki dalgasını durdurmadı.
Sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde hızla örgütlenen kampanya, savunmaları dikkate almadan ilerledi. Tartışma, söylenen sözlerden çok, kimin hedef alınacağı üzerinden yürütüldü. Böylece Meclis’te başlayan bir siyasi tartışma, kısa sürede kimlik merkezli bir infaz girişimine dönüştü.
Bu tartışmanın ardından benzer bir süreç CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer hakkında işletildi. Özer’in bir ilçe ziyareti sırasında Alevilere yönelik son derece ağır ifadeler kullandığı iddia edildi. Özer bu sözleri açıkça reddetti; böyle bir........