Türkiye, ABD gazetesi gibi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 4. güne girerken gazeteler ve televizyonlardaki hava ilk güne göre daha bir gerçeğe oturmaya başladı. Dünkü gazeteler İran’ın direndiğini ve ABD’nin zor durumda kaldığını birinci sayfalarından görmeye başladılar. Televizyonlar ise İran füzelerini sayıyor…

Savaş öncesi İran’ı küçümseyen ve “sen de kimsin ABD’ye direnecek” tavrında olanlar şimdi “ben öyle demek istememiştim” savunması içindeler. Ancak genel olarak 2003 yılındaki Körfez Savaşı havasındalar. ABD’nin yenilmez bir güç olduğunu savunuyorlar. Ancak sahadaki savaş onları da vuruyor. Yalanları bir bir dökülüyor. Çünkü İran’ın beklenmedik bir direnişiyle karşılaştılar. Hem de topyekûn bir saldırıyla…
Dünkü gazeteler içinde en dikkat çekeni “Türkiye” gazetesinin manşeti. “Türkiye” gazetesini görenler, “Adı

Türkiye ancak ABD gazetesinden farkı yok” demekten geri durmadılar. “Türkiye”ye göre “İran’da rejim düşerse savaş biter!” Olmayacak duaya “amin” diyorlar. Her şey biterse utanacaklar mı acaba? Yoksa çok sayıda yalan haberlerine bir yenisini mi eklemiş olacaklar!

İRAN'IN ÇİRKİNİ ABD'NİN GÜZELİ

SALİH TUNA/ SABAH
ABD-İsrail saldırısı altındaki İran yönetimini veya İran'ın teknolojik noksanlığını tartışmak, evi yakan kundakçının meşalesini görmezden gelip içerideki mobilyaların eskiliğini eleştirmektir.
Siyonist hegemonya bölgemizi "mezhep ve etnisite" asabiyetiyle kadavraya çevirip "imha edilecek" şeklinde tasnif ederken, "düşkünlerin" ağzına da bu tarz lakırdılar kaldı.
Kardeşlerim bu lakırdılar katilin eline şarjör uzatan haysiyet cellatlığından başka bir şey değildir...
Kabul etmek zorundayız: Uluslararası hukuk artık bir cesettir; Westphalia düzeni ise kanlı bir enkaz.
ABD-İsrail'in bağımsız bir ülke olan İran'a saldırısının hasar tespiti her şeyden evvel budur.
Tahran'a düşen her bomba, aslında Ankara'nın savunma hattında açılan bir gediktir.
Soykırımcı Netanyahu "Sıra Türkiye'de" derken şaka yapmıyor; ırkçı siyonizmin en........

© Aydınlık