Sayın Necati Özkan’a mektup

Sayın Necati Özkan,

26 Aralık 2025 günlü mektubunuz için sağolun.

Öncelikle Yeni Yılda aydınlıklar, mutluluklar dilerim.

Bir an önce özgürlüğünüze kavuşmanız bizleri sevindirir.

2026 yılıyla ilgili umutlarımı bildiri olarak kamuoyuna açıkladım. Ekte size de yolluyorum.

Değerli Kardeşim,

Mektubunuzun ilk cümlesi çok önemli. Şöyle diyorsunuz: “Size sorumlu vatandaş olmanın mecburi adresi haline getirilen bir yerden, cezaevinden yazıyorum.”

Bir “sorumlu vatandaş” tanımı yapıyorsunuz. Şu anda Türkiye’de kimlerin “mecburi adresleri” cezaevleri?

Bir: FETÖ Gladyosunun yönetici ve mensupları.

İki: PKK Terör Örgütü mensupları.

Siz CHP belediyelerinin yöneticileri, kendinizi FETÖ ve PKK mensupları ile aynı cepheye konumlandırıyorsunuz, aynı torbanın içine atıyorsunuz!

Necati Özkan kardeş, işte sizin çıkmazınız burada.

Sizin kendi tanımınıza göre kader arkadaşlarınız FETÖ ve PKK olunca, sizi kurtaracak tek bir “hakikat” vardır: ABD gelecek, Ankara’yı işgal edecek ve FETÖ, PKK ve Sizlerden oluşan “sorumlu” vatandaşları “mecburi adreslerinden” çıkartacak!

Bunu başarabilecek bir ABD yok! Bu olasılığa boyun eğecek bir Türkiye de yok! Dolayısıyla olmayacak bir olasılıktan söz ediyoruz.

Dolayısıyla Kardeşim, mektubunuzun ilk cümlesinde belirttiğiniz üzere, Sizler FETÖ ve PKK mensuplarını “sorumlu vatandaş” tanımı içine soktuğunuz sürece, onların kaderini paylaşırsınız.

Sizlere en önemli önerim, FETÖ ve PKK ile paylaştığınız “adresi”, başka deyişle siyasal konumu değiştirmenizdir.

Yargı, FETÖ ve PKK mensuplarını tutuklamadaki ve cezalandırmadaki kararlılığıyla “Altın Devrini” yaşamaktadır. Yargının bu cesur ve adil uygulamasını yıpratmak, FETÖ ve PKK’nın işidir ve size zaten yakışmaz.

Bunun dışındaki ceza yargılamaları yanında, Mülkiyet, Borçlar, Ticaret ve Aile Hukukuyla ilgili davalarda, Adalete geç erişildiği, önemli haksızlıklar olduğu bir gerçektir. Bu bağlamda sizin “Necati Özkan’dan Hakikat Mektupları” başlıklı bilgilendirmeleriniz bizleri aydınlatır. Ama öncelikle kendinizi FETÖ ve PKK Terör Örgütü mensuplarından ayırmanız tarihsel önemdedir.

“Efendim ayırıyoruz” diye itiraz edebilirsiniz. Ancak Sayın Özgür Özel’den Sayın İmamoğlu’na kadar bütün CHP sorumluları, siyasal saflaşmada, aynı sizin ilk cümlenizdeki gibi FETÖ ve PKK mensuplarıyla el ele tutuşmuş bulunuyorlar. Her önemli olayda bunu bütün millet görmektedir. Bu durumda Türkiyemizin sorunları ağırlaşıyor ve CHP de o yükün içinde önemli bir ağırlık oluşturuyor. Kılıçdaroğlu CHP’sini ayırıyorum. Bu filizlenme, bizi CHP bağlamında umutlandırıyor.

Diyebilirsiniz ki, biz “Tayyip Erdoğan’a karşı herkesle birleşiriz.” O zaman ABD ve........

© Aydınlık