Kanun fabrikası mı milletin sesi mi?

Modern demokrasilerde parlamentoların gücü, genellikle çıkardıkları yasaların sayısı ile değil, bu yasaların toplumsal sorunlara ne ölçüde derman olduğuyla ölçülür. Ancak Türkiye gibi dinamik, her sabah başka bir krizle veya müjdeyle uyanılan bir ülkede, ‘yasama hızı’ kaçınılmaz bir kriter haline dönüşüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) son 16 yılına baktığımızda karşımıza çıkan rakam çarpıcı: 494 kanun.

SAYILARIN GÖLGESİNDE DEMOKRASİ

Bu, sadece bir istatistik değil Türkiye’nin son 16 yıllık siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümünün de yazılı arşividir. Peki, bu 494 imza hayatımızda neleri değiştirdi? Meclis, halkın iradesini yasaya dökerken bir ‘reform merkezi’ olarak mı çalıştı, yoksa yürütmenin taleplerini hızla onaylayan bir ‘tasdik makamı’ haline mi dönüştü?

REFORM MU YAMA MI?

Bu 16 yıllık süreçte yasama tekniği açısından en çok tartışılan konu kuşkusuz ‘Torba Yasa’ modeli oldu. Birbirinden tamamen bağımsız onlarca maddenin -hayvan haklarından vergi affına, maden yasasından liman ihalelerine kadar- tek bir pakette sunulması, 494 kanun rakamının içini en çok dolduran unsur.

HIZIN BEDELİ: NİTELİK KAYBI

Torba yasalar, Meclis’in hızını artırıyor gibi görünse de müzakere kültürünü ciddi şekilde zedeliyor. Bir milletvekilinin sabah süt fiyatlarını, öğleden sonra ise kripto varlık düzenlemesini aynı ciddiyetle tartışması fiziksel ve zihinsel olarak neredeyse olanaksız. Bu ‘hızlı pişirim’ yasama tarzı, çoğu zaman yasaların, çıktıktan kısa süre sonra yeni bir yama (yeni bir kanun teklifi) gerektirmesine neden oluyor. 494 kanunun önemli bir kısmı, aslında daha önce çıkan kanunların eksiklerini gidermek için çıkarılan ‘düzeltme’ metinlerinden oluşuyor.

‘YASAMA DEVRİMİ’

Meclis’in karnesinde en belirgin kırılma noktası 2018 yılındaki sistem değişikliğidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kanun tasarısı verme yetkisi bakanlar kurulundan alınarak doğrudan milletvekillerine devredildi. Teoride ‘Meclis’in güçlenmesi’ olarak kurgulanan bu model, pratikte nasıl işledi?

İstatistikler gösteriyor ki kanun teklifleri artık ‘hükümetin mutfağında’ değil, siyasi........

© Aydınlık