menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hangi hak hangi insan…

33 8
15.12.2025

10 Aralık, insan haklarının evrensel kabul gördüğü gün olarak takvimlere yazılı. 1948’de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (UDHR-Universal Declaration of Human Rights), kâğıt üzerinde tüm insanlığı eşitleyen bir metin olarak hâlâ yürürlükte. Ancak, 2025 dünyasında bu metnin karşılığı, tören salonlarından çok mezarlıklarda, mülteci kamplarında ve enkaz altlarında aranıyor. Çünkü bugün insan hakları, evrensel bir hukuk olmaktan ziyade; güç ilişkilerinin süzgecinden geçen seçici bir söyleme dönüşmüş durumda.

2025 yılı, savaşın yalnızca cephelerde değil; şehir merkezlerinde, hastane koridorlarında, okul bahçelerinde ve haber odalarında can aldığı bir yıl olarak kayda geçti. Gazze’de, Sudan’da, Ukrayna-Rusya hattında ve dünyanın başka pek çok noktasında “sivil” kavramı fiilen anlamını yitirdi. Bombalar açısından bakıldığında herkes potansiyel hedef; uluslararası hukuk ise çoğu zaman izleyici konumunda kaldı.

Gazze’de yaşananlar, insan haklarının nasıl askıya alınabildiğini gösteren en çıplak örneklerden biri oldu. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA-Office for the Coordination of Humanitarian Affairs) yayımladığı raporlar, 2025 boyunca sivil kayıpların sistematik biçimde arttığını ortaya koydu. On binlerce insan yaşamını yitirirken, yüz binlercesi yaralandı veya sakat kaldı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO-World Health Organization), sağlık sisteminin çökme noktasına geldiğini defalarca duyurdu. Hastaneler vuruldu, ambulanslar hedef alındı, doktorlar ve hemşireler öldürüldü. Yaşam hakkı, jeopolitik çıkarların altında ezildi.

Sudan’da ise daha sessiz ama en az Gazze kadar yıkıcı bir felaket yaşandı. Kameraların çevrilmediği, manşetlerin taşımadığı bir insani çöküş… Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR-United Nations High Commissioner for Refugees) göre 2025 itibarıyla yaklaşık 12 milyon insan yerinden edildi. Köyler boşaldı, şehirler kuşatıldı, açlık silah haline geldi. Dünya Gıda Programı (WFP-World Food Programme), fon yetersizliği nedeniyle gıda yardımlarını azaltmak zorunda kaldığını açıkladı. İnsan hakları burada, bir kamyonun depo kapağına; bir bütçe kaleminin iptaline takıldı.

Ukrayna-Rusya savaşı ise 2025’te farklı bir eşiğe geçti. Uzun menzilli silahlar, cephe hattını anlamsızlaştırdı; savaş, hem Ukrayna şehirlerine hem de Rusya’nın sınır ve iç bölgelerine yayıldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR-Office of the High Commissioner for Human Rights) verileri, yılın ilk on bir ayında Ukrayna’da binlerce sivilin öldüğünü ve on binlercesinin yaralandığını ortaya koydu. Aynı dönemde Belgorod, Kursk ve Bryansk gibi Rus bölgelerinde de siviller yaşamını yitirdi, altyapı ciddi biçimde........

© Aydınlık