Görüşürüz anne!

Sabahın erken saatleri… Evdekiler henüz uyanmamış, fokurdayan çayın buharı mutfağın tavanında milyonların gözyaşlarına dönüşecek birazdan… Okul çantası her zamanki yerinde, kapının yanında. İçinde defterler, birkaç ders kitabı ve küçük bir kalem kutusu…

Mikaeil annesine (son kez) sarılıyor. Bir çocuk için sıradan bir sabah! Bir anne için sıradan bir vedalaşma! Oysa tarih bazen en sıradan cümleleri bile bir çağın en ağır tanıklığına dönüştürüyor.

İran’da bir ilkokulun hedef alındığı saldırıda yüzlerce çocuğun öldüğü haberi yayıldığında, uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken şey yalnızca askeri operasyon değildi. Bir çocuğun annesine sarıldığı o fotoğraf, savaşın acı ve gerçek yüzünü hatırlatan sembollerden birine dönüştü. Çünkü savaşların tarihine bakıldığında cephelerde kazanılan zaferler kadar, hatta onlardan daha fazla, çocukların ölümü dünya vicdanında kalıcı izler bırakır.

KÜRESEL HAFIZADA AHLAKİ KIRILMA

Modern uluslararası hukuk, sivillerin korunmasını savaş hukukunun merkezine yerleştirir. Uluslararası İnsancıl Hukuk (International Humanitarian Law) çerçevesinde özellikle okullar, hastaneler ve ibadethaneler ‘korunan sivil hedefler’ kategorisinde değerlendirilir. Bu tür yerlere yönelik kasıtlı saldırılar, Roma Statüsü (Rome Statute - Uluslararası Ceza Mahkemesi Kurucu Statüsü) kapsamında savaş suçu olarak tanımlanır.

Ancak, hukuki tanımlar çoğu zaman savaşın insani boyutunu anlatmakta yetersiz kalır. Çünkü çocuk ölümleri yalnızca istatistik değildir, onlar küresel hafızada ahlaki kırılma anlarıdır.

VİETNAM, GAZZE…

1968 yılında Vietnam’ın My Lai köyünde yaşanan katliam bu kırılma noktalarından biridir. ABD askerlerinin yüzlerce sivili öldürdüğü olayda hayatını kaybedenlerin büyük bölümü kadın ve çocuktu. Katliamdan sonra çekilen fotoğraflar dünya basınına ulaştığında Vietnam Savaşı’nın algısı dramatik biçimde değişti. ABD içinde yüz binlerce insan savaş karşıtı protestolara katıldı. My Lai yalnızca bir katliam değildi, aynı zamanda bir savaşın meşruiyetinin sorgulanmaya başladığı an olarak tarihe geçti.

Benzer bir kırılma 2014 yılında Gazze’de yaşandı. Birleşmiş Milletler’e ait bir okulun vurulması sonucu çok sayıda çocuk hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler (United Nations - BM) ve uluslararası insan hakları........

© Aydınlık