Boğazların yeni yüzyılı: Montrö
Dünya denizlerinde yürüyen mücadele artık klasik deniz savaşlarıyla tanımlanmıyor. Ne amiral gemileri karşı karşıya geliyor ne de açık bir savaş ilanı yapılıyor. Ancak küresel enerji akışları, tahıl koridorları, deniz sigortaları ve ticaret filoları üzerinde yürüyen bu mücadele, devletlerin ekonomik ve stratejik solunum sistemini doğrudan hedef alıyor. Atlantik’te ABD’nin Rusya bağlantılı bir tankere el koyması, bu yeni dönemin simgesel eşiği olarak okunmalıdır. Çünkü bu olay yalnızca bir geminin durdurulması değil deniz hukukunun fiilen yeniden yazılması anlamına geliyor.
Washington, bu hamleyle şunu ilan etti: Yaptırım rejimleri artık karada değil denizde de zorla uygulanacaktır. Üstelik uluslararası sularda bile. Bayrak devleti yetkisi, ticari serbestlik ve deniz hukuku gibi kavramlar, yaptırım mimarisinin önünde ikincil hale getirilmiştir. Bu, küresel düzen açısından radikal bir kırılmadır. Çünkü ABD ilk kez fiilen “küresel deniz polisi” rolünü üstlenmiş ve bunu askeri değil hukuki-finansal zorlamayla yapmıştır.
Bu modelin ilerleyen zamanlarda doğal yansıma alanı Karadeniz’dir. Çünkü Rusya’nın enerji ve tahıl ihracatının kalbi Karadeniz havzasından geçmektedir ve bu havzanın kapısı Türk Boğazlarıdır.
Karadeniz bir okyanus değildir. Kapalı bir denizdir. Kıyıdaş devletlerin sayısı sınırlıdır. Deniz gücü dengesi Montrö Sözleşmesi ile çerçevelenmiştir. Bu nedenle Atlantik’te mümkün olan birçok uygulama, Karadeniz’de doğrudan tekrarlanamaz. Fakat baskı mekanizması dolaylı olarak işletilebilir. Gölge filolar, sigorta iptalleri, uydu takibi, finansal izleme ve liman erişim kısıtları üzerinden Karadeniz fiilen bir ekonomik-askeri cepheye dönüştürülmektedir.
Gölge filo olgusu bu yeni savaşın merkezindedir. Yaptırımları delmek için kullanılan, sahipliği gizlenen, sigortası gri alanlarda dolaşan ve AIS (Automatic Identification System - Otomatik Tanımlama Sistemi) verileriyle oynayan tanker ağları, Rusya’nın enerji ihracatının omurgası haline gelmiştir. Bu gemiler teknik olarak ticari gemidir, fakat fiilen jeopolitik araçtır. Bir tanker artık sadece petrol taşımaz, bir devletin nefes borusunu........
