Ankara’nın yeni yol haritası
Türkiye’nin son dönemde dış politikada attığı adımlar, Ankara’nın yeni bir denge arayışı içinde olduğunu açık biçimde gösteriyor. Bir tarafta Avrupa ile yeniden yakınlaşma çabaları, diğer tarafta Güney Kafkasya’da normalleşme girişimleri… Belçika Kraliçesi Mathilde’nin Türkiye ziyareti ile Ermenistan’la doğrudan ticaret hazırlıklarının neredeyse aynı döneme denk gelmesi, aslında tesadüf değil. Bu iki gelişme, Türkiye’nin yalnızca güvenlik merkezli değil ekonomi, diplomasi ve bölgesel entegrasyonu önceleyen daha esnek bir dış politika çizgisine yöneldiğini ortaya koyuyor.
Uzun süredir Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Özellikle son on yılda yaşanan siyasi gerilimler, demokrasi ve hukuk devleti tartışmaları, Doğu Akdeniz krizleri ve karşılıklı güvensizlik ortamı, Ankara ile Brüksel hattında ciddi bir durgunluk yarattı. Ancak uluslararası sistemin değişen dengeleri, Avrupa’yı da Türkiye’yi de yeniden birbirine mecbur bırakıyor. Enerji güvenliği, göç yönetimi, savunma sanayisi ve ticaret gibi alanlarda Türkiye’nin Avrupa için taşıdığı stratejik önem artık daha görünür durumda.
YAKINLAŞMANIN ZEMİNİ
Tam da bu nedenle Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ekonomik heyet eşliğinde gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti sembolik olmaktan çok daha fazla anlam taşıyor. Belçika, Avrupa Birliği’nin kurumsal merkezlerinden biri olarak Ankara açısından yalnızca ikili ilişkiler bağlamında değil, Avrupa ile yeni bir sayfa açma ihtimali açısından da kritik bir ülke. Ziyaretin ekonomik boyutunun öne çıkması ise son derece dikkat çekici. Çünkü günümüz dünyasında diplomasi artık yalnızca siyasi mesajlarla değil, yatırım, ticaret ve ekonomik ortaklıklarla şekilleniyor.
Türkiye ekonomisinin dış yatırım ihtiyacı, Avrupa sermayesinin ise yeni üretim ve lojistik merkezleri arayışı düşünüldüğünde, Ankara ile Avrupa arasında yeni bir ekonomik yakınlaşmanın zemini oluşuyor. Türkiye’nin genç nüfusu, üretim kapasitesi ve jeopolitik konumu Avrupa açısından hâlâ büyük bir avantaj. Özellikle Rusya–Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme isteği, Türkiye’yi yeniden önemli bir ortak haline getiriyor.
Ancak bu yakınlaşmanın........
