Yerel besin üretimi
Kasabanın ana caddesi boyunca bir dere akardı. Ana caddeye dikey olarak uzanan sokakların bir kenarında arık vardı. Sokağa cepheli olan tek katlı olan evlerin arkasında bir avlu olurdu. Avluya asma, ayva, nar, erik, badem gibi meyve ağaçları, güller, çiçekler dikilir yazın domates, biber, bamya, hıyar, soğan, sarımsak gibi şeyler yetiştirilirdi. Bunlar dereden bir savak yardımıyla alınan su ile sulanır, su parası ödenmezdi. Kışın pırasa, lahana, turp, ıspanak gibi sebzeler yetiştirilirdi. Köşeye derme çatma bir tavuk kümesi yapılır, beş on tavuk, kurbanlık olarak beslenen birkaç kuzu olurdu. Sofrada artıkları tavuklara verilir. Karpuz, kavun kabukları doğranarak kuzulara yedirilir.
BAĞLAR
Esnaf ve yerli memurlar gibi ekonomik bakımdan biraz daha iyi durumda olanların “bağı” yani bahçesi olurdu. Genellikle iki üç dekar alana sahip bu bahçelerde, çeşitli meyve ve sebzeler yetiştirilirdi. Sulamada bahçelerin üst tarafından geçen arıktan akan su kullanılırdı. Yaz döneminde önünde geniş bir verandası olan çoğunlukla tek odalı kerpiç yapılardan ibaret bağ evlerine göçülürdü. Dükkânı kapatan esnaf, fabrikada vardiyadan çıkan işçiler kimi yaya, kimi bisikletle bağlara gidip gelirlerdi.
Yer minderlerinde oturulur, yer sofrasında yemek yenir, geceleri sivrisineklerden korunmak için cibinlik kurulur. Aydınlatma aracı gaz lambası veya lükstür. Çamaşır, küllü suyla yıkanır. Dışarıdaki ocakta yufka ekmek yapılır, yemekler odun ateşinde pişerdi. Bahçeden toplanan bamya veya börülce, mis gibi kokulu domatesle pişirilir, biber, sofra kurulurken dalından........
