menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nereden nereye geldik?

20 1
03.02.2026

Hayvanlar, insanların yiyemediği ot, sap, saman, kepek, mutfak artıkları gibi maddeleri yiyerek et, süt, yumurta ve bal gibi değerli besinlere dönüştüren canlılardır.” diye öğrendik. Yaklaşık 40 yıl önce kırda ve kentte hemen her evde bir iki besi kuzusu, birkaç tavuk ve horoz, yük taşımak için bir eşek bulunur; koşulları uygun olanların birkaç sağmal ineği, bazılarının binek atı olurdu.

Köy evlerinin alt katında ahır ve samanlık olur, üst katta kapıları “hayat” denilen verandaya açılan iki veya üç oda olur. Hayvanlarla insanlar iç içe yaşardı. Hayvanları sulamak, onlara yemlerini vermek, taze ot biçmek, karaağaç ve meşe gibi ağaçların yapraklı dallarını kesip hayvanlara yedirmek, karpuz / kavun kabuklarını doğramak, elverişli yerlerde otlatmak daha ziyade çocukların işidir. Bunların hepsini ben ve daha sonra küçük kardeşlerim yaptık.

Tavuklar avluda gezer, toprağı eşeler, danaburnu, akrep, çiyan, örümcek, kene, çekirge, solucan gibi zararlıları yerler. Sofradan kalan ekmek kırıntıları ve yemek artıkları varsa onları da önüne atarsınız, yeşil ot verirseniz yumurta sarısı koyu renk alır. Destek olarak ara sıra birkaç avuç darı (mısır) veya arpa attınız mı tamam. Eski testi kırığından ibaret bir yalakta su bulundurursunuz. Follukta bir yumurta bulunur, tavuklar gidip oraya yumurtlar ve gıdaklamaya başlar. Sürüde horoz olursa yumurtalar döllenir. “Gurk olan” tavuk 8-10 yumurta üzerinde 21 gün yatarak civciv çıkarır. Kendi başına üreyen, ucuza beslenen........

© Aydınlık