Çığ tehlikesi

Yılbaşında yurdun çeşitli bölgelerinde yoğun kar yağışı oldu. Olumsuz haber; “Van’ın Çatak ilçesinde bir mahalledeki evlerin üzerine düşen çığ bir kadının ölümüne yol açtı. Yeniden çığ oluşma olasılığına karşı 22 ev boşaltıldı.” şeklindeydi (Bkz.1).

Van’daki Yüzüncü Yıl Üniversitesinde iki yıl görev yaptım. 2002 yazında öğretim üyelerinden oluşan bir heyet olarak benim otomobilimle Çatak ilçesine gitmiştik. Yamaçta otlayan koyun sürüleri vardı. İlçeye ulaşmadan önce gayet dik bir yamaçtan geçen yola taş yuvarlanabileceğini düşünerek hayli tedirgin olmuştum. Küçükbaş hayvancılık, yörenin ana geçim kaynaklarından biriydi. Çatak’ın cevizi de ünlüydü.

Kentin merkezinde iki dere birleşiyordu. İlçenin adı bundan esinlenerek konulmuş olabilir. Kırmızı benekli alabalıkların yüzdüğü derelerin üzerinde şirin köprüler vardı. Köprü başında bir çay bahçesini hatırlıyorum.

İlçe merkezine 30 kilometre uzaklıkta Köykent Projesi olarak yapılan Yeni Konalga yerleşkesini de görmüştük. Toz pembe boyalı 400 ev, okul, karakol, sağlık ocağı yapılmıştı. Ancak iki ev dışında çevrede bir hayat belirtisi yoktu. Çoğu hayvancılıkla geçinen halkın, hayvanlarını otlatacağı otlaklar uzakta kalmıştı. Hayvan barınakları ise karşı yamaçta idi. Karşıya geçmek için yaz sonuna doğru paçalarımızı sıvayarak diz boyu sudan geçtiğimiz bir dere vardı. Karların........

© Aydınlık