menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Acı bir gözlem

22 85
17.02.2026

Sevimli bir kız çocuğu rengârenk, lambaları yanıp sönen elektrikli kaykayı ile Ege Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Polikliniği’nin uzun koridoru boyunca hızla gidiyor. Işın tedavisi için sırasını bekleyen hastalar, karşı duvarın önüne sıralanmışlar. Hastalara yardımcı olmak için gelenler de var. Hemen herkes, düşünceli ve hüzünlü gözüküyor. Çocuğun hareketleri ve sevinç gülücükleri ortalığa biraz neşe kattı, kimse rahatsız gözükmüyor. Derken ikinci bir kaykay ve beş yaşlarında bir oğlan ona katıldı. Oğlanın saçları dökülmüş, belli ki kanser tedavisi görüyor. Anneleri zarif pembe bir elbisesi ve baş örtüsü olan güleç yüzlü genç bir hanım. İki çocuğu ile yıpratıcı bir tedavi için her gün hastane koridorlarında...

Mecali kalmadığı için tekerlekli sandalye ile kimyasalla tedavi (kemoterapi) kısmına getirilen genç yaşta pek çok insan görülüyor. Annesinin kucağında saçı, kaşı dökülmüş bir deri bir kemik kalmış on yaşlarında bir çocuğu görünce içim kıyıldı. Bencileyin hayli uzun yaşayıp çeşitli iç ve dış etkenlere maruz kalmış olanların kanser olması neyse de bu çocuklara ve gençlere ne oluyor?

OLASI ETMENLER

İlk akla gelen kimyasal ilaç ve gübrelerle kirlenmiş olan besin maddelerinin tüketilmesidir.

İşlenmiş gıdalarda kullanılan koruyucu, kıvam artırıcı, tatlandırıcı maddeler ve ambalaj kapları da bu kapsamda düşünülmelidir. Kötü sicile sahip tütün ürünleri zaten biliniyor. Gözden kaçan ve belki daha önemli bir küme olabilecek; evlerde temizlik amacıyla kullanılan........

© Aydınlık