Süper lig orucu

Su gibi yararlı bir şey var mı? Yararları saymakla bitmez. Birçok hastalığa ilaç neredeyse. Ama, suyun bile fazlası zararmış. Beyinde hücrelerin şişmesine neden olup kafatası basıncına neden olurmuş. Sodyum seviyesinin azalması sonrası oluşan su zehirlenmesi ölüme bile neden olurmuş. Suyun bile fazlası zararmış.

“Spor sağlıktır.” diyoruz. Sporun bile fazlası zararlıymış. Sporun fazlası; kas yırtılması ve stres kırığı gibi kas ve iskelet yaralanmalarına, kalp ritim bozukluklarına, bağışıklık sisteminin bozulmasına, hormonal dengesizliklere, motivasyon kaybına, kronik yorgunluğa ve uyku sorunlarına neden oluyormuş. Demek ki her şeyin kararı güzel, aşırısı zararlı.

Pazar günü TRT Spor’daki yayın akışına göz attım. 1,5 saatlik Yüz Yüze Futbol, 1 saatlik Aktüel Futbol, 1,5 saatlik Stadyum, 2 saatlik Teknik Analiz ve 1 saatlik Futbol Gecesi. 3 dakikalık karşılaşma görüntüsünden 7 saatlik konuşma programı. Programlar bitince tekrarları başlıyor. Zaten her programda aynı şeyi tekrarlıyorlar, üzerine tekrar sunuyorlar. Yetmiyor, hafta boyu aynı 3 dakikalık görüntü ile aynı insanlar aynı adlı programlarını yapıyorlar. 7 saat oluyor 50 saat; tekrarlarla 100 saat. Bu konuşmaların olmadığı anlarda da 1. Lig karşılaşmalarının canlı ve banttan yayını var.

Süper Lig bu kadar fazla olunca; zararı da fazla oluyor. Galatasaray Teknik Direktörü “Şinanay da yavrum şinanay” deyip basıyor küfrü. Trabzonspor taraftarı “Şinanay da yavrum şinanay” deyip bu sefer başka bir küfrü basıyor. Kayserispor Başkanı’nın nesi eksik? O da basıyor küfrü. Küfreden edene. Sadece küfretseler iyi; bu köşede yazdım Süper Lig kavgaları nedeniyle birbirini tanımayan kişilerin onlarca kez birbirlerini nasıl öldürdüklerini. Süper Lig’in fazlasının da zararları çok; önce beyne sonra insan sağlığına zarar veriyor.

Peki bu birbirinin aynısı programlar yayımlanırken; sporda ülkemizi ilgilendiren hangi gelişmeler yaşanıyor? Avrupa Badminton Şampiyonası’nda kızlarımız final oynuyor, Hentbol Kadın Milli Takımımız Avrupa Şampiyonası’nın son finalisti ile karşılaşıyor, dünyanın farklı coğrafyalarından sekiz 18 Yaş Altı Kadın Milli Takımı gelmiş Türkiye’de karşılaşıyor, Kadın Tenis Milli Takımı uluslararası en itibarlı turnuvada korda çıkıyor, Erkek Su Topu Milli Takımı Dünya Kupası’nda oynuyor, Okçuluk Dünya Kupası’nda Meksika’da 4 madalya alıyoruz, Modern Pentatlon Dünya Kupası’nda İlke altıncı oluyor, Artistik Jimnastik Dünya Kupası’nda Ferhat Hırvatistan’da bronz kazanıyor, Dünya Yürüyüş Şampiyonası’nda Mazlum Demir Türkiye Rekoru kırıyor, Cansu Şeyhoğlu Özbekistan’da Dünya Gençler Tekvando Şampiyonası’nda final oynuyor. Bir tarafta Erkek Buz Hokeyi Milli Takımı Güney Afrika Cumhuriyeti’ne gidiyor, diğer tarafta Kadın A Milli Futbol Takımımız İsviçre’ye gidiyor. Emekler taşınıyor, ulusal duygularla Dünya’nın dört bir tarafına. Bunca gencimizi isteklendirecek tek şey belki de devlet kanalında emeklerinin haber yapılması.

Süper Lig elbette olsun! ama bu kadar fazlası hem sağlığa hem bütçeye zarar. Futbol da elbet olsun. Kadın Milli takımımız Dünya Kupası elemesinde Kuzey İrlanda’yı deplasmanda yeniyor, karşılaşma Tabii platformunda yayımlanıyor. Her yaş kategorisinde futbol milli takımları karşılaşıyor, yayını TRT’de yok. Ümit Milli Takım, çoğumuzun bulamadığı Tivibu platformunda, A Milli Takım TV 8’de. Maçı yayınlama ama saatlerce Milli Takım sohbeti yap.

MİLLETE YEMEK YOK ARTIĞI VAR

Avrupa Kupaları’nın yayın hakkını TRT aldı. Ama karşılaşmalar paralı platformda. Kulüp düzeyinde futbolda devam eden 6 Avrupa kupasından bir karşılaşma bile TRT’nin herkesçe izlenebilir kanallarında yayımlanmadı. Erkeklerdeki 3 Avrupa kupasında çeyrek final karşılaşmaları oynanıyor. Para verip yayın hakkını alan Devlet kanalı bu karşılaşmaları paralı platforma sakladı. Ama, bu karşılaşmalara dair sohbetler şifresiz kanallarda.

Bu yaz düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nı Saran Grubu aldı. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Rusya’da FIFA Dünya Kupası düzenlenirken, Akdeniz Oyunları’nın yayın hakkına sahip TRT, 100’e yakın madalya aldığımız oyunlardan bir canlı yayın bile yapmamıştı. Milli mücadeleleri millete ulaştırmak Devlet kanalının görevidir. İskoçya Ligi’ni, Suudi Arap Ligi’ni canlı yayınlayıp farklı yaş gruplarındaki milli futbolcularımızın mücadelesini, görmezden gelmek; kumarı teşviktir, suçtur. Bahis sitelerinden başka kimsenin çıkarı olmayan bu yayınlar için devlet kasasından ne kadar para harcandı?

TFF alt lig karşılaşmalarını Sıfır TV, Youtube üzerinden yayınlıyordu. Bu karşılaşmaların en heyecanlı kısmı yaklaşırken; bu düzenli yayınlar sona erdi. Normal sezonun sıkıcı sürecinden çok; bu liglerin playoff karşılaşmaları Anadolu’da heyecanı artırıyor. Yenilenin elendiği bu heyecan herkesin gözü önünde olmalı. Şifresiz yayınlanan bu karşılaşmaların tam da, playoff öncesi yayınlanmamaya başlaması mide bulandırıyor. TRT; boş sohbetten vazgeçip futbol emekçilerinin terleriyle değerlenen alt liglerdeki playoff karşılaşmalarını yayınlamalı ki kapalı kapılar ardında pis tezgahlar kuranlar, rahat edemesin.

Her hafta milli heyecan var; bu yaz birbirinden önemli organizasyonlar var. Sezon bittikten sonra; 2026-2027 sezonunda TRT, Süper Lig orucuna başlasın ve TRT Spor ekranını işgal eden konuşma programlarını özel kanallara yollasın!


© Aydınlık