Toplumda, işyerinde, ailede, okulda zorbalık - 2
Zarar verme isteği: Zorba ezileni korkutmaktan, üzmekten, ezmekten zevk duyar ve ezilenin sıkıntısının fark edilir olmasına rağmen ezmeyi sürdürür.
Miktarı ve süresi: Zorbalık uzun süreyi kapsar ve ezilenin özgüvenine zarar verir.
Zorbanın gücü: Yaş, güç, cins, çoğunlukta olma, kıdem gibi nedenlerle zorbanın ezilenin üzerinde bir gücü vardır.
Ezilenin yapısı: Ezilenin ezilmesine yol açan daha hassas, kendini koruyamayan, ezilmeye daha yatkın bir yapısı vardır. Ancak bu onun suçu değildir.
Desteğin olmaması: Ezilen kendini yalnız ve ortada hisseder. Karşılıktan korktuğu için birçok zaman ezildiğini haber vermez.
Sonuç: Ezilenin özgüveni uzun süreliğine zarar görür. Ezilen ya okuldan görülecek şekilde uzaklaşır ya da o da saldırganlaşır.
Empati kendimizi karşımızdakinin yerine koymak, karşımızdakini anlamak anlamını taşır. Çocuklarımıza ve topluma zorbalıkla ilgili eğitim verirken sık sık empati kavramından da faydalanmalıyız. Kendimize nasıl davranılmasını arzu ediyorsak, diğerlerine öyle davranmamızın doğru olacağı açısı çocuklarımıza ve topluma vereceğimiz eğitimin önemli bir yönüdür.
Başka bir sorun da zorbaya katılanlar ya da yardım edenlerdir. Çoğunlukla zorbalığı bir grup yapar. Grubun lideri vardır. İzleyenleri vardır. Takipçiler neden zorbaya katılır veya yardım eder? Nedenlerden birisi bir gruba ait olma isteği olabilir. Başka bir neden de ‘iyi ki ben değilim. ‘Gruba katılayım veya seyirci kalayım, karışmayım ki ben ezilen durumuna hiç düşmeyeyim’ düşüncesi olabilir.
Hatta birçok kişi, bir kişi diğerini incitirken ait olma veya ‘iyi ki ben değilim’ duygusu ile kenara çekilmiş seyirci kalmış, ya da zorbaya katılmış olduğu anları anımsayabilir. Bu sorunlar yalnızca çocuklar arası yaşanmaz, yetişkinler arasında da sıkça yaşanır. Örneğin, bir grup, bir kişi hakkında asılsız dedikodu çıkarır, seyirciler bunun asılsız olduğunu, o kişinin haksızlığa uğradığını bilir ama düşman edinmemek için seyirci kalır. Asılsız söylentiler yayanı kınamaz, haksızlığa uğrayanı korumaz.
Doğru olan, yürekli ve ilkeli davranıp ezilenin yanında durmak, ezilmesine izin vermemektir. Ancak, grubun dışına çıkıp dışlanan ya da zarar görenin yanında durmak cesaret ve güç ister. Kurtarıcıyı dışlanma tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. Ezilenle empati yapabilen, güçlü, yürekli, ilkeli, özgüvenli olan kişiler bu riske girerler.
Başka bir konu ise zorbalığı görenlerin ve ezileni sevenlerin içlerinde güçlü bir kızgınlık olması ve eğer ezilen çocuk ise zorbaya karşı yaptırım uygulama duygusu yaşamasıdır. Eğer bir yetişkin bu kızgınlık duyguları ile otoritesini kullanıp yaptırım uygulasa ve o an duruma engel olsa bile bu kısa süreli bir çözüm olur. Yaptırım uygulamak sorunu daha da büyütür. Ezen ezilenle yetişkinlerin olmadığı bir ortamda yalnız kalınca öç alabilir.
İnsanlar genelde bunun korkusu ile ezilmeyi göze alır ve durumu bildirmezler.........
