Evlatlar arası ayrımcılık |
Geçen hafta Leonardo da Vinci’nin yaşam öyküsünü yazarken “Acaba gayri meşru ve eşcinsel olmasının yaratıcılığında etkisi var mı demiştim. Gayri meşru olması mutlaka onu etkiledi. Çünkü diğer kardeşlerinden farklı muamele gördü. Bir şekilde evlat ayrımını büyürken deneyimledi. Bu aslında çok acı bir deneyim ve Leonardo’nun etkilenmiş olması kesin...
Bu hafta sanatı bir yana bırakıp bu konuya değinmek istiyorum çünkü başarılı birçok insanın yaşamında bu acı var. Bir anne veya baba evlatlarına eşit sevgi, ilgi, davranış sergilemeyince kayırılan evlat şımarır, narsistik, talepkâr olur. Kayırılmayıp, eksik sevgi, ilgi, davranış gören ise ezilmişlik duyguları ile savaşır, yaşamı boyu. Çeşitli zamanlarda çeşitli duygular yaşar, öfke, üzüntü, kaygı, yalnızlık, terk edilmişlik, vb…
Ayrımcılık, kardeşlerden biri veya birkaçına diğerlerinden farklı davranılmasıdır. Bu, öncelikli olmak (olumlu ayrımcılık) veya geri plana koyulmak (olumsuz ayrımcılık) şeklinde olabilir. Diğerlerinden ayrılan çocuklar daha az/fazla disiplin, daha fazla eleştiri veya övgü, daha fazla ödül ve ceza ile karşılaşabilir.
Ayrımcılık bir veya iki ebeveyn tarafından gösterilebilir ve erken çocuklukta başlayıp yetişkinlikte devam edebildiği gibi, yaşam........