Bana Mustafa Kemal'i anlat dediler
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı
Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye’sindeki Şayak Kalpaklı Adam…Yani dünya için büyük lider, bizim için Deniz gözlü güzel Atamız…Türk ulusunun kurtuluş destanında tarihi dönüm noktası olan Büyük Taarruz… 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, Mustafa Kemal önderliğinde halkın ve ordusunun işgalcilere karşı kazanacağı büyük zaferin ilk adımıydı, İzmir’in kurtuluşuna doğru...
IRKÇI BAKIŞ MI? ULUSAL BAKIŞ MI?
İzmirli Levanten bir ailenin Bornova’daki köşkündeyim geçen yıl. Bana gururla duvarlarını süsleyen ordumuzun fotoğraflarını gösterdiler. Atamızın ordusunun İzmir’e girişte konakladığı, dinlendiği, karnını doyurduğu, ağırlandığı bir Levanten Köşkü. Bu aile bazı Rum ve Ermeni aileler gibi hainlikle Yunan ordusuna kucak açıp sonra İngiliz gemileriyle kaçmak zorunda kalmamış, buraya vatan diyen bir aile…
Atamızın ordusuna kucak açmışlar, ağırlamışlar ve birlikte fotoğraflamışlar. Hala İzmir’de yaşıyorlar, huzur içinde, Hristiyan olabilirler ama buraya vatan diyorlar. Kuzenimin Kürt dedesi ise Gaziantep taraflarında orduya bir mesaj götürmek ve yabancı ordulara yakalanmamak için atını öyle sürmüş ki sonunda o at çökmüş. “Koşarak devam etim, bir başka at bulana kadar” diye........
