menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Açık ve gizli ayrımcılık

8 0
yesterday

Geçen haftalarda “Gizli Kültür Egemelikleri”ne ve “Kadınların Sosyalizasyonu Teorisi”ne değindim, özellikle de erkek kültürünün egemenliği nedir sorusunu açtım.

Kısaca, egemenliğin birinci şartı olan fizik kuvvet binyıllar içinde kültürümüze nasıl girmiş, anlatmaya çalıştım. Fizik kuvvetin, kas, boy ve posun önemli olduğu bin yıllar, yüzyıllar önce insanların, ailelerin, ülkelerin egemenliğinin fizik güce bağlı olduğu zamanlarda liderler doğal olarak erkekler arasından çıkmış. Bu kültür hegemonyası ikinci adımda toplumsal sosyalizasyonu da yönetmiş.

Kadınlara ne serbest ne yasak, kız çocukları nasıl yetişirse toplumda kabul görür, erkek süzgecinden geçmiş olduğuna değindim. Böylece, örneğin iffet, evlilik dışı çocuk dünyaya getiren kadına da doğan çocuğa da iyi bakmamış toplum. Erkek kendi için iffeti tanımlamamış ama çocuk ve kadın için tanımlamış, o çocuğu yapmış ama mirasından menetmiş. Sesi gür çıkan, kendini öne çıkaran, lider kişilikli kadınları da toplum pek kabul etmemiş. Biz akademide buna “Kadınların Sosyalizasyon Teorisi” diyoruz.

Bu teorinin eşitsizliğin nedenini kadınların sosyalizasyonu olarak açıklamakta olduğunu açıkladım. Diğer bir deyişle hem Batı hem de Doğu toplumlarında kız ve erkek çocuklarının yetiştirilme biçimlerinin bu eşitsizliğe neden olduğu öne sürülmekte dedim. Düşük beklenti tuzağını, başarı kazanmaktan korkmayı, bağımlı olmayı yeğ tutmayı, erkek dünyasına uyarlanmaya çalıştıklarını, yanlış değerlendirildiklerini ancak çok fazla kurumsal engelle karşılaştıklarını yazmıştım.

Kadınların normun (normalin) deviasyonu olarak görüldüklerini, üst düzey konumlarda istisna olduklarını ve istisna olunca etiketlendiklerini, çok eleştirildiklerini işlemiştim. Kadınların sosyalizasyonu sürecinde edindikleri bazı değer, tutum ve davranışları özetle; otorite, bağlılık, onaylanma, kesinlik, sorumluluk duygusu, sempatik olma, ulaşılabilirlik olduğuna değinip bunları tek tek açtım. Kurumsal engellerin Cam Tavan olarak adlandırıldığını ekledim.

Saydığım tüm faktörler tüm kadınları etkilemese bile çoğunluğu etkilemekte olduğunu söyledim. Kadınların kişilikleri ile ilgili sosyalizasyonları yöneticiliğe uygun bir sosyalizasyon değildir. İkilem ve içsel karmaşaya, çatışmalara yol açar. Tabii ki bu özelliklerin birçoğu erkeklerde de bulunmaktadır ancak oran olarak kadınlarda daha fazladır.

Kişilik farklılıklarının yarattığı engelleri aşmak için yönetici kadınların kişiliklerinin güçlü yanlarını bulmaları, çalıştıkları kurumun iklimi ve gereksinmeleri ile kendi kişilik gereksinmeleri arasında akıllıca........

© Aydınlık