We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sosyal demokrasi ve devrimci siyaset (1)

19 15 26
06.08.2022

Türkiye’de sosyal demokrasi, mütarekeden beri partileri kurulmuş ama varlık gösterememiş bir ideolojiydi. CHP’nin sosyal demokratlaşması 1960’lı yılların konjonktürü ile ilişkili bir icattan başka bir şey değildi. Koşulların zorlaması ile sosyal demokrat olduklarını keşfeden CHP’li aydınlar o gün bugündür Atatürk’ün bir kez bile ağzına almadığı sosyal demokrasiyi Kemalizm’in içinden türetebilmek için göz yaşartıcı bir mücadele veriyorlar.

Siyasal ideolojiler, farklı öncüllerden hareket ederek topluma belli bir istikamet vermeyi hedefleyen düşünce sistemleridir. İdeolojilerde düşünce sisteminin üzerine kurulduğu ön kabuller (postülalar) farklıdır. Örneğin liberalizm insanın rasyonel bir varlık olduğunu (kendisi için en iyi seçeneği tercih edebilecek ve tercihinin sorumluluklarını üstlenebilecek akli kapasiteye sahip) ve toplumun özgür bireylerin aritmetik toplamı olduğunu ön kabul olarak alır. Bütün liberal ideolojiyi bu iki ön kabulün üzerine inşa eder. Liberalizmin ön kabulüne göre bireyler varoluşsal olarak zaten rasyonel varlıklar oldukları için, akıllarını kullanmalarını ve özgür tercihte bulunmalarını engelleyen ilişki ağları içine hapsolmaları halinde, bu rasyonel özün ortaya çıkamaması nedeniyle engelleri kaldırmak yeterlidir. Devletin, aristokrasinin, örgütlü dinin vb. engel oluşturmadığı serbestleşmiş bir ortamda herkes kendi çıkarının peşinde koşar ve toplum adeta “görünmeyen bir el” tarafından düzene........

© Aydınlık


Get it on Google Play