AB-MERCOSUR Anlaşması

Avrupa Birliği’nin (AB), üye ülkelerin ulusal egemenliklerini yok eden bir “Birlik” olduğu çok konuşuldu, çok yazıldı. Öyle ki birçok konuda özellikle ekonomik ve ticari konularında üye ülkeler yerine Avrupa Komisyonu karar veriyor. Milliyetçi partilerin “Brüksel diktatörlüğü” diye nitelendirdikleri yapı (özellikle Komisyon) üye ülkelerinin yönetimlerini ve halklarını yok sayıyor. Aldığı kararlar giderek daha çok tepki topluyor.

Bu hafta böyle bir karara imza atıldı. 9 Ocak 2026'da Avrupa Birliği üye devletleri Fransa, Polonya, Avusturya, Macaristan ve İrlanda'nın sert muhalefetine rağmen Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay’ın oluşturduğu Güneyin Ticaret Örgütü MERCOSUR ile ticari ortaklık anlaşması nitelikli çoğunluk ile kabul edildi. Başta Fransa olmak üzere 5 AB ülkesinin karşı çıkması anlaşmayı önleyemedi. Çünkü oylama oybirliği ile değil nitelikli çoğunluk ilkesine göre yapıldı. AB nüfusunun yüzde 35’ine sahip en az 4 ülkenin karşı oylarıyla önlenebilirdi ama 5 karşı ülkenin toplam nüfusu buna yetmedi.

Komisyon Başkanı Von der Leyen üye ülkelerin liderlerinden oluşan Konsey’in kararlarını hiçe sayarak anlaşmayı ikiye böldü ve Komisyonun yetkisinde olan “ticari” bölümü oy birliği ve ülke parlamentolarının onayına gerek kalmaksızın nitelikli çoğunlukla onayladı.

Avrupa Parlamentosunun Milliyetçi gruplarının, MERCOSUR ile ortaklık anlaşmasının feshi ile ilgili verdiği önergede belirtildiği gibi “1999 yılında Konsey, Komisyon'a MERCOSUR ile bir ortaklık anlaşması müzakere etme görevi verdi. Müzakere direktifine göre, anlaşma “tek bir anlaşma oluşturacak [...] siyasi ve ekonomik bir ortaklık anlaşması” olacaktı. 22 Mayıs 2018 tarihli kararında Konsey, bu anlaşmanın “karma” olmaya devam edeceğini ve “ticaret anlaşmalarının bölünmesine ilişkin kararın Konsey'e ait olduğunu” yeniden teyit etti. Ama komisyon buna uymadı.

Ancak anlaşmanın, bir de Avrupa Parlamentosu'nda da oylanması gerekiyor. Birçok hükümet ve Avrupa Parlamentosu üyesi, anlaşmanın tamamen reddedilmesini veya çok daha sıkı garantiler verilmesini talep eden tarım sektörünün baskısı altında. Ama Parlamentoda Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlar anlaşmadan yana oldukları için Milliyetçilerin ve Sol grubun oylarının anlaşmayı engelleme çoğunluğu yok.

Son bir aydır Avrupa sokaklarında traktörler var. Son iki haftada neredeyse tüm başkentlere yayılan eylemlerde barikatlar kuruldu, yollar bloke edildi, limanlar işgal edildi. Avrupa’nın dört bir yanındaki çiftçiler, AB ile MERCOSUR arasındaki serbest ticaret anlaşmasına karşı seslerini yükseltiyor. İrlanda'dan İtalya'ya, Fransa, Polonya ve Belçika'ya kadar, kış koşulları ve yetkililerin müdahaleleriyle bazı eylemler hafiflese de protestolar hafta boyunca devam etti.

Protestoların merkezinde ortak bir endişe var: Avrupa pazarının Güney Amerika'dan gelen tarım ürünlerine, özellikle de daha düşük fiyatlı ve “daha az katı sağlık ve çevre standartlarına göre üretildiği” iddia edilen sığır etine, kümes hayvanlarına ve birçok tarım ürünlerine daha fazla açılması. Çiftçiler, birçok işletmenin zaten kârlılığını korumakta zorlanırken, fiyatlar üzerinde ek baskı oluşmasından korkuyor.

AB ile MERCOSUR arasında 25 yıl devam eden müzakerelerden sonra Aralık 2024'te bir işbirliği anlaşması imzaladı. Ama bazı üye ülkelerin çekinceleri vardı ve bu nedenle ek bir protokol eklenmesi gerekti. Eylül 2025'te Avrupa Komisyonu anlaşma taslağını onayladı. 9 Ocak 2026'da Avrupa ülkeleri nitelikli çoğunlukla anlaşmanın imzalanmasına yeşil ışık yaktı.

Başta Almanya olmak üzere bu anlaşmaya onay veren ülkeler, Çin rekabeti ve ABD'nin uyguladığı gümrük vergileri nedeniyle zayıflayan Avrupa ekonomisinin canlanacağı düşüncesinde. Bu anlaşma, büyük şirketlerin ve........

© Aydınlık