We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kutsal zorba devlet: Devleti yeniden tanımlamak

31 11 6
30.06.2022

Toplum, çeşitli nedenlerle ve şekillerde ortaya çıkan toplumsal çatışma alanlarındaki sorunları, uzlaşma kültürü ile siyasi yöntemleri kullanarak çözmede başarı ve beceri gösterdiği durumlarda merkez-çevre ilişkisi demokratik bir çerçeveye oturabilir.

Bu durumda ortaya “daha az devlet daha çok birey-toplum” çıkarken, devlet demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayalı olma niteliğini kazanır. Sorunların toplum tarafından çözülemediği ve uzlaşmaya varılamadığı durumlarda ise toplumun karşısında egemen, baskıcı, topluma ve siyasi kurumlara karşı özerk bir devlet var demektir.

Devlet düşüncesi, tekraren ürettiği ideolojik kalıbı hizmetine alırken temsil ilişkisine dayanır. Hiyerarşiye dayalı bu ilişkiden devletin ideolojisiyle özdeşleşmiş “makbul yurttaş”, “normal birey” ortaya çıkar. Makbul yurttaşlar düşünceleri kodlanmış olarak “tabi grup” oluştururlar.

Tabi grup, devlet iktidarının baskı aygıtını oluştururken grubun amacı da kutsallaştırılır. Böylece itaat edenler, iktidar ilişkisine bedenleri üzerindeki tasarruflarından da vazgeçerek taraf olmuş olurlar.

Devletin şiddet tekeli ancak meşru hukuka uygun kullanıldığı takdirde kabul edilebilir. Devlet şiddetinin meşruiyeti hukukla bağlı olmasından doğar. Meşru hukuka dayanmayan devlet organizasyonu çeteleşir ,mafyalaşır ve toplumda hukuk güvenliği yok olur. Soyut bir kavram olan devletin yeniden tanımlanması bunun için önemli.

Demokratik olmayan ve hukukla bağı olmayan bir rejimde devlet kutsal, dokunulmaz, hatta kendi halkına karşı korunması gereken bir “leviathan”dır. ( Hobbes) Soyut devlet tek kişide ya da oligarşik bir yapıda tecessüm eder; ordu, polis, istihbarat gibi güvenlik kurumları da bu örgütlenmede kapalı ve denetlenemez kurumlar olarak yer alırlar.

Askeri bürokrasi bu yapıda her zaman en önemli güçtür; bu güç kimi zaman sahnede kimi zaman perde gerisinde etkili olur. Parlamento, hükümet ve yargı göstermelik kurumlardır.

Böyle bir rejimde devlet hukuka değil, her türlü yolsuzluk ve ayrımcılığa açık bir güce ve şiddete dayanır. Hak ve özgürlük talepleri isyan kabul edilerek şiddet ve bastırmayla yok edilmeye çalışılır. Artık burada ne bir toplumsal uzlaşma ne de toplumsal barış umudu vardır.

Mafya yöntemleri ve örgütlenmeleri siyasi operasyonlarda kullanılır hale gelir. Yolsuzluk ve çökerek gasp etme eylemleri yaygınlaşır, mülkiyet hakkı anlamını kaybeder.

Sedat Peker, bir süredir devletin hukuk dışına çıkışının kendisinin de iştirak ettiği örneklerini iddialar şeklinde açıklamaya devam........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play