We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Alevilik (1): Aleviliğin oluşum süreci

100 17 3
24.09.2021

İslam dininin askeri fetihler yoluyla yayılması özellikle Hz. Ömer döneminde başladı, İran’ın fethedilmesiyle Orta Asya’ya ayak basıldı. Hz. Osman döneminde Tataristan, Nişabur, Azerbaycan, Belh gibi yerler alındı.

Emevi halifeleri olan Abdülmelik ve Süleyman dönemlerinde (8.yüzyıl başları) Buhara, Semerkant, Beykent, Fergana fethedildi. Böylece Maveraünnehir’in tamamı, Orta Asya’nın büyük bir bölümü işgal edilmiş oldu.

Yahudi, Kürt ve Acemlerin yaşadığı bölgelerde fazla dirençle karşılaşılmadı. İslam dini kabul gördü. Ancak İslam orduları Seyhun-Ceyhun nehirleri arasındaki bölgeye geldiklerinde başta Türkmenler olmak üzere burada yaşayan halkların ciddi direnişleriyle karşılaştılar. Buhara şehri birkaç defa el değiştirdi. Merkezi bir devleti olmayan Türkmenler küçük şehir devletlerini korumaya çalıştılar.

İslam dini bölgede yayılmadan önce Türkmenlerin yaygın yaşadığı yerlerde Gök-Tanrı dini, Şamanizm, Hinduizm gibi inançlar geçerliydi. Savaşlar ve göçler yoluyla yer değiştirmeler, farklı kültür ve inançlarla karşılaşmalara ve etkilenmelere neden oldu. İpek yolu üzerinde bulunmanın yarattığı gelişme ve dinamizm de bunu hızlandırdı.

Böylece bölge halkı Şamanizm’in yanı sıra Budizm, Maniehizm, Hıristiyanlık ve Musevilik gibi inançlarla karşılaşmıştı. Hazarların Museviliği, Uygurların Maniheizmi, Oğurların Ortodoks Hıristiyanlığı, Tabgaçların Budizmi kabul etmeleri bu etkilenmelerin bir sonucuydu.

Buhara, Semerkant, Taşkent gibi şehirlerde farklı inançlar ve mabetler bir arada var olabiliyordu. Bu çoğulculuk kuşkusuz karşılıklı etkileşimlere neden oluyordu. İşte bu değişimin ve etkileşimin yaşandığı bir sırada bölge halkı fetihçi, yayılmacı ve şiddet kullanan Emevilerin saldırısına uğradı.

Emevi orduları girdikleri şehirlerde, halktan inançlarını bırakmalarını istiyor, direnme halinde ise şiddet kullanarak katliam ve köleleştirme operasyonları yapıyorlardı. Direnç kırıldıktan sonra mabetler camilere çevriliyor, elde edilen ganimetler paylaşılıp vergiler konuyordu.

Emeviler, işgal ve fetihler yoluyla Arap ırkçılığını politikalarına temel yaptılar. Halifeliği de babadan oğula geçen bir saltanata dönüştürdüler. Ayrıca tefsir ve hadiste uydurmacılık başladı.

Emevilerin kan dökücü ve baskıcı yönetimi altında Müslümanlar arasında biri katlanıcı, boyun eğici Sufilik (Tasavvuf akımı), diğeri akılcı-bilimci, başkaldırıcı Mutezilecilik olmak üzere başlıca iki akım ortaya çıktı.

Kimi Abbasi halifeleri de akıl dışıcılığa karşı çıkan ve İslam'daki mantık ve felsefeyi öne çıkaran mutezile düşünce okulunu benimsediler.. Mutezile akımı Abbasi halifesi Me'mun zamanında devlet görüşü halini aldı. Halife Mutasım (833 -841) ve Vâsık (841 -846) zamanında en parlak devrini yaşadı, fakat Halife Mütevekkil (846 -861) döneminde , bu fikirlerin halka zorla kabul ettirilmeye başlanması nedeniyle çökmeye başladı.

Bölgede 9-11 yüzyıllar arasında bu........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play