We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İşaya Üşür’ün anısına

163 2 5
23.05.2020

1988 yılında Ankara’dan 11. Tez yazı kurulu toplantısına İşaya ile birlikte katılmak üzere yola çıktık. Tam Küçükyalı girişinde polis yol kesmişti.

12 Eylül sonrası en zor ilk yıllarda dostluklar, aynı zamanda bir dayanışma, birlikte ayakta kalma, birbirine moral destek verme ve sevgi içermekteydi, “dışarda” olanlar için.

Bu bakımdan benim Ayşe Nur ile en sıcak dostluklarımız arasında Gülizar teyze ile Şehriban’ı, Nadire Mater’i, Alime Mitap ve oğlu Ertan’ı anabilirim. Bir yıl Mamak’ta kaldıktan sonra çıkan Cumhur Özdemir ve eşi de küçük erkek kardeşimiz gibiydi.

Bu dostluklara, daha sonra İşaya ve Serpil Üşür de katıldı, Alime Mitap sayesinde…

Ve elbette Nimet Demir’in dostluğunun da ayrı bir yeri vardı. Ve Ceylan’ın…

Ayşe Nur, bir cesaret anaydı Cemmay dağıtımda, genç çalışanları ile. Herkes kendini Direniş Komitesi üyesi gibi hissediyordu. Direnişin illa silahlı olması gerekmez!

Ama zaman değişiyor, Özal Dönemi muvafık/muhalif herkes üzerinde etkisini gösteriyordu.

Hapisten çıkanların ise saati adeta 80 yılında durmuştu. Yıllar sonra hapisten çıkan kimileri de doğrusu Özal dönemi virüsünü alanlardan etkilendiler. “Kâr etme” ölçüt haline geldi kurumlarda!

Kimi de “tapulu arazime gecekondu yaptırmam” havasında.

Sivil toplumculuk almış başını yürüyordu. Bu sol yapılar üstünde de etkisini gösteriyordu. 1980’lerin ortasında çatlaklar başladı ve büyüdü.

“Arkadaş” artık patenti üzerinde davalaşılan bir patentten ibaret olmaya başlamıştı.

Bu ortam içinde bir avuç akademisyen bir araya geldi, 11. Tez dergisini çıkarmaya karar verdi, Marksist yayınevi programını değiştirmeden devam ettiren Belge Yayınları da bütün teknik işleri yüklendi.

Belge aynı zamanda 1402’likler ile anılan üniversiteden tasfiye edilmiş akademisyenlerle de ortak ürünler çıkarmaktaydı 1980 sonrası.

İşaya Üşür’ün de müthiş birikimi ile bu kolektifte yer alması gerektiğini düşünerek, onu önerdim.

Marx’ın el yazısı ile 11. tez

Birinci sayfada Marx’ın Feuerbach Üzerine Tezlerinden 11.’si yer almaktaydı: "Die Philosophen haben die Welt nur verschieden interpretiert, es kömmt drauf an, sie zu verändern." (Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.)

Gerek 11. Tez, gerekse Belge’nin Marksist kitaplar yayınlamaya devam etmesi, 1980 sonrası Marksist kitaplar yayınlayan diğer yayınevlerinin de kurulmasına ve dergilerin çıkmasına cesaret verdi.

1981 Ocak ayında ağır bir operasyon yiyen Cemmay Dağıtım ise Ayşe Nur’un yönetiminde toparlandı ve Marksist yayınları tezgâh altında bulundurmaya devam etti. (Tabii, Cemmay’ın mayasında Özgüden çiftinin kurduğu Akşam Kitap kulübünün şirketi olan Kitapçılık Limited Şirketi vardı. Ne yazık ki, bu tarihi kurum da, Özal ekonomisi virüsüne kurban edildi.)

12 Eylül Cuntası tek bir özgürlük tanıyordu: business/iş yapma özgürlüğü. RTE dönemi gibi mala mülke, sermayeye el koymak yok! Bu sayede Demokrat gazetesinin şirketi BASSAN, Demokrat gazetesi nedeniyle operasyon yesek de ancak 1990 yılında beraat etsek de çalışmalarını sürdürdü. İHD’nin kuruluş........

© Artı Gerçek