We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İki yanda da aşağılanma

53 11 1
29.08.2021

Türkiye’de egemen olan milliyetçi anlayış, Türkiye’den ekonomik nedenlerle göç edenleri de küçümseyen bir tavra sahiptir.

Bu kimlik de aşağılanır. Özellikle göçün ilk on yıllarında devlet onları sıkıntısı çekilen dövizi sağlayıcı bir unsur olarak bakardı. Hem yaşanan ülkede hem gelinen ülkede aşağılanma durumu!

Örneğin ikinci kuşak askerlik yükümlülüğünü getirmek için ülkeye geldiğinde, kırık Türkçeleri ile dalga geçilir.

Sadece onların mı, yerel ağızla konuşanlarla dalga geçilmez mi? Özellikle Kürt ve Karadeniz aksanı ile?

Ben çocukken, İstanbul’da kimin Rum, kimin Ermeni, kimin Yahudi olduğunu Türkçe aksanlarından anlaşılırdı. Onlarla da dalga geçilirdi.
“Vatandaş Türkçe Konuş!” diye bastır. Sonra dalga geç!

Gerçi asimilasyon öylesine başarılı oldu ki, bugün, “azınlık” dediklerimiz Türkçeyi, en mükemmel konuşanlar haline geldi. Ya da bu aşağılamadan dolayı.

Aşağılamak, buna duyulan tepki de asimilasyonun bir başka aracı.

Bu Kürtler açısından da geçerli. Örneğin kökü Çerkezlerden ve Bedirhanilerden gelen Vedat Günyol, Türkçenin ustalarından biriydi. Fransızcası da mükemmeldi.

Yine Bedirhanilerden olan Brüksel Kürt Enstitüsü’nün kurucusu olan, şimdi adı bile anılmayan kuzeni Pervin Cemil ile buluştuklarında, Vedat Günyol Kürtçe, Pervin Hanım da Türkçe bilmediği için Fransızca anlaşacaklardı.

Örneğin bir Muhsin Kızılkaya Hakkarilidir, İstanbul’da ona kapısını ilk açanlardan biri Vedat Günyol........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play