We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

'Söz Konusu Kürtlerse'

142 10 1
18.04.2022

27 Haziran 1920 tarihinde, şunları söylüyor BMM Başkanı M. Kemal, “Kişiye Özel, El-Cezire Cephesi Komutanı Tuğgeneral Nihat Paşa Hazretlerine”.

1-Kürtlerle dolu bölgede ise, hem iç politikamız ve hem de dış politikamız açısından ölçülü yerel bir yönetim kurulmasını savunmaktayız.

2-Ulusların kendilerini yönetmeleri yetkisi bütün dünyada benimsenmiş bir ilkedir. Biz de bu ilkeyi benimsiyoruz. Kürtlerin bu döneme kadar yerel yönetime ilişkin örgütlerini kurmuş ve başkanları ile yetkilerini bu amaç için bizce kazanılmış olması ve oyladıklarında kendi kaderlerine gerçekten sahip oldukları BMM (Büyük Millet Meclisi) buyruğunda yaşam istekleri yayınlanmalıdır. Kürdistan’daki bütün çalışmaların bu amaca dayalı politikaya yöneltilmesi El-Cezire Cephesi Komutanlığı’nın görevidir.

3-Kürdistan’da Kürtler’in Fransızlar ve özellikle Irak sınırında İngilizler’e karşı düşmanlığını silahlı çarpışmayla durdurulamaz bir düzeye vardırmak ve yabancılarla Kürtler’in birleşmesini engellemek için aşamalı olarak yerel yönetimler kurulmasının zeminini hazırlamak ve bu yolla yürekten bize bağlılıklarını sağlamak için Kürt Rüasanın (Reislerinin) sivil ve askerlik görevleriyle görevlendirilerek bize bağlılıklarını pekiştirmek gibi genel yollar benimsenmiştir.

4-Kürdistan’ın iç politikası El-Cezire Cephesi Komutanlığı’nca belirlenecek ve yönetilecektir. Cephe Komutanlığı bu konuda Büyük Millet Meclisi Başkanlığıyla yazışmalar yapar. Sivil yöneticilerin de bu konuda bağlı oldukları yer, Cephe Komutanlığı’dır.

5-El-Cezire Cephe Komutanlığı yönetim, adalet ve maliye (parasal) konularda değişiklik ve düzenlemeye gerek gördükçe, bunun uygulanmasını hükümete önerir.
BMM Başkanı Mustafa Kemal.”

(TBMM. Gizli Celse Zabıtları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, Cilt: 3, Sayfa: 550; TBMM Gizli Celse Zabıtları. Cilt 3. Sy. 551. 22. Temmuz 1922).

Araştırmacı Taner Aday bu belgeyi de kullanarak, Söz konusu “Söz Konusu Kürtler Olunca” başlıklı değerlendirmesinde şu yorumu yapıyor:

“İnsan sevdiğine neler etmez ki? Öldürür bile! Hatta öldürmenin şekline göre ne kadar çok sevdiği de gösterilir. Bu da bizim Orta-Doğu insanına ait bir tuhaf özelliktir. Ben olaya başka bir açıdan bakmayı denedim. Daha doğrusu, Malum Birisinin bakışı olan pragmatist, reel politika açısından.

Ali Ihsan (Sabis) Paşa (1882-1957) , Dadaylı Halid Bey (Akmansu) ve İngiliz temsilciler Kuzey Irak’ta, Kasım 1918

Bugün neden bu mevzuya neden girdik?........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play