We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Medyanın tükenişi

407 10 22
22.03.2019

Şüphesiz 31 Mart seçimlerinin en önemli siyasal araçlarından birisi de medya. Siyasi iktidarın yüzde 90-95’ini kontrol ettiği medyayı “gönüllüler” aracılığıyla sonuna kadar kullanıyor. Medya sadece muhalefeti yok saymakla kalmıyor, muhalefeti “kötü”lemek için çok şey yapıyor.

Bu konuda örnek çok.

Birini geçen hafta yaşadık. Artı TV ekranlarında benim de katıldığım bir programda HDP Eş Genel Başkanı’nın söylemediği bir sözün sanki söylenmiş gibi tırnak içine alınarak manşet yapıldığını hep birlikte gördük. Bunu yapan Türkiye’nin yazılı medyasının “amiral gemisi” Hürriyet ile görsel basının güçlü TV’si CNN Türk’tü.

Bu “yalan” habere kamuoyundan ve konunun muhataplarından gelen tüm düzeltme taleplerine rağmen, düzletme yapılmadığı gibi HDP’den açıklanma beklendiği açıklanmıştı. Garipti, gerçekten.

Medyanın düştüğü acınası duruma önceki gün yaşanan iki olayla bir kez daha şahit olduk.

Biri Ülke TV’de bir programda, diğeri AKİT TV’de bir haber sunumunda karşımıza çıktı. İnsan izlediklerinden ve duyduklarından sonra gerçekten gazetecilik mesleğinin ne kadar “ucuz”, “niteliksiz” ve “sığlaştığına” üzülerek şahit olduk.

BU CÜRETİ NERDEN BULUYOR?

Bunlardan ilki önceki gün gündüz yaşandı. Akit TV’de bir sunucu, Ulucanlar Cezaevi’nde yaptığı bir yayında “toplumun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun idamını beklediği” görüşünü açık biçimde ifade etti.

Haber sunduğu platformda bir darağacının bulunduğu yayında sunucu Mehmet Özmen; “...PKK ve FETÖ’ye yandaşlık yapan, bağrında besleyen örneğin Kemal Kılıçdaroğlu gibi isimlerin bu darağacında asılmasını bekliyor diye düşünüyorum, bu bizim fikrimiz...” diyebildi.

Dahası Akit TV bu haberi kendi yayınlarında ise “Ulucanlar Cezaevi’nden Kemal Kılıçdaroğlu’na dikkat çeken terör eleştirisi” başlığıyla servis........

© Artı Gerçek