We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yüzyıllık yalnızlık (Garbis Balıkçı’ya ithafen)

47 23 14
30.04.2022

“İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.”

Gabriel Garcia Marquez (Yüzyıllık Yalnızlık)

Bugün yazacağım yazım geçen haftaki yazımın devamı gibi olacak. Yazılarımı takip edenlerin kolaylıkla hatırlayacağını umuyorum. Bir yakınımla 24 Nisan’a yakın günlerde karşılaşmıştık ve sözleri bir özet gibiydi demiştim; "Hayırlısıyla şu 24 Nisan Pazar günü kazasız ve belasız geçse" diyerek kaygılı temennide bulunmuştu. Şimdi ise bu sözün ne kadar doğru bir yakarış olduğunu çok iyi gördük.

24 Nisan sabahı İnsan Hakları Derneği’nin düzenlediği basın açıklamasına giderken, yine bir Pazar günü 24 Nisan Paskalya Bayramı’nda askerlik yaparken katledilen Sevag Balıkçı’nın babası Garabet Balıkçı’nın ölüm haberini aldım. Garabet Abi, anma günü öncesi, gece yatmadan önce medyadan mikrofon uzatıp sorulacak soruların cevaplarını kendince hazırlamış ve eşi Ani Abla’ya da sabah 7’de kalkalım demiş. Sevag Balıkçı’nın canı için dağıtılacakları heyecanla anmaya gelecekler için hazırlamış ve gece başını yastığa koymuş. Ne acıdır ki oğlunun göğe yükseldiği günün 11. sene-i devriyesinde Sevag’ın yanına gitti.

Acı haberi aldıktan sonra İnsan Hakları Derneği’ne geldiğimde kapıda çevik kuvvetlerin dizildiğini gördüm. İnanın içerde bulunanların bilmem kaç misli görevli polis içeri girenleri gözleriyle süzerek dışarıda bizleri bekliyordu.

Beni arayarak bu acı durumdan haberdar olan başta EREN KESKİN olmak üzere tanıdığım tanımadığım insanlar beni sakinleştirmek için ellerinden geleni yaptılar. Böyle zamanlarda dost eli fazlasıyla değer kazanıyor. İnsan Hakları Derneği de zor zamanlarda herkes için her daim o sıcak el oluyor.

Bana göre 24 Nisan anmalarının geçmişten beri en doğru adresinin İHD olduğunu bir kez daha söylemek isterim. Bu kurumda emek harcayan herkese selam olsun...

Basın açıklaması sonrasında kendisine ulaşmam neticesinde ANİ Kuyrik, Sevag Balıkçı anmasını yapmamızı istedi. Kendimi toplayıp beni arayan herkese yapılacağını ilettim. Sosyal medyadan acı durumdan haberdar olan birçok insan Sevag’ın anmasına gelmek istedi.

İHD’den çıkışta yine büyük acılar yaşamış HASRET GÜLTEKİN’nin ablası GÜLER GÜLTEKİN’in, Sevag’ın Şişli’deki mezarına giderken bana eşlik etmesi benim için çok anlamlıydı. Kendi ailesinin yaşadıklarını anlatırken acının esasen ne kadar ortak olduğunu da ifade ediyordu. Yolda Balıkçı ailesini konuşurken bir yandan da kendi yaşadıklarından örnek veriyordu.

HASRET’in göç etmesinden sonra annesinin şu an yaşadığı rahatsızlığı anlattı. Güler Gültekin’nin üzüntümü görüp söylediği bir cümle gerçekten acıyı yaşayan birinin tam olarak hissederek ifade........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play