We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Seçime doğru Ekrem İmamoğlu

80 10 27
13.05.2022

"Napoleon, kendi isteklerine uymayan sözleri artık dinlemez olmuştur, sözlerinin körü körüne kabul edilmesinden başka hiçbir tavırdan hoşlanmaz. Savaştan vazgeçilmesini salik verenler, büyüklüğünden kuşku duyan kimselerdir."

Stefan Zweig

Bu haftaki yazım, muhalefetin son 15 gün öncesine göre anketlerde en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak görülen Sayın Ekrem İmamoğlu üzerine olacak.

Ekrem Bey’in adını ilk kez İstanbul Belediyesi Başkan adayı olduğunda duymuştum. Geçmiş ilçe belediyeciliği döneminde fark ettiğim bir belediye başkanı değildi. Bu da benim siyaseten öz eleştirim olsun. Adaylığını duyunca anlam verememiştim. Fakat ortak dostlardan duyduklarım önünün açık olabileceği yönündeydi. Güçlü bir danışman çevresi ve çalışma gurubu vardı. Özellikle CHP İl Teşkilatı’nın desteği belli oluyordu.

Belediye seçimlerinde HDP Genel Merkezi’nden davet alarak İstanbul merkezli çalışmanın koordinatörlerinden biri olmuştum. Bu sayede İstanbul’un seçim fotoğrafını daha iyi gözlemleme şansım oldu.

Bir gün Ekrem Bey’in ilçe belediye başkanlığı döneminden kendisini iyi tanıyan ve hatta biz Ermeniler ve Hristiyanlar konusunda yardımcı olan ortak arkadaşımız vasıtasıyla bana ulaşıldı. Ekrem Bey’in, özelikle az bırakılan kesimler ve bir de HDP seçmeni açısından görüşlerimi öğrenmek istediğini söyledi. Yüz yüze görüşmeyi uygun görmedim. Ben de dostumuz vasıtasıyla sorularına yanıt vermeye çalıştım. Hatırlayacağınız üzere o dönem HDP, İstanbul İl için Belediye Başkan adayı göstermemişti. Yol haritamız birine kazandırmak değil, AK Parti adayını kaybettirmek üzerineydi.

Ekrem Bey üzerinde önerilerim ne kadar etkili oldu veya kaale aldı bilinmez. Neticede HDP seçmeni, partisinin aldığı karar doğrultusunda Ak Parti adayı Sayın Binali Yıldırım’a kaybettirecek şekilde seçimde oyunu kullandı. Bu sayede aritmetik değişti ve Ekrem İmamoğlu İstanbul Belediye Başkanı oldu.

O günlerde egosundan arınmış ve her kesimi görmeye çalışan siyasetçi profili izlenimi veriyordu. Bazı sosyal demokrat arkadaşlar kendisinin neredeyse Eş Başkan Demirtaş'a yakın bir birikime ve hitap yeteneğine sahip olduğu görüşündeydi. Bir kesim ise tarzının klasik sosyal demokrat çizgiden uzak buluyor ve geleceği kaygı ile yorumluyordu.

Belediye seçimlerini kazanınca Sayın Ekrem İmamoğlu’nun direkt Cumhurbaşkanı adayı olması gerektiği ve hatta CHP’nin başına geçmesi gerektiği sözleri ortalıkta çok dolanıyordu. Belli ki İmamoğlu, bu havaya çoktan girmişti ya da çevresinde bulunanlar sokmuştu.

Aslında daha İstanbul Belediye Başkanlığı’nda görevini yapıp rüştünü ispat edememiş birinin kendini doğal bir Cumhurbaşkanı adayı görmesi, işin en trajik kısmıydı. Genelde birden yüceltmeleri toplum olarak çok seviyoruz.

İstanbul Belediye seçimlerinde büyük oy aldığı söylenen Sayın İmamoğlu’nun, aslında HDP seçmeninin stratejik oyları dışında Millet ittifakının oy potansiyeli dışında ciddi bir oy topladığını düşünmüyorum. Özellikle ikinci yapılan seçimde HDP seçmeni ve demokrasi güçleri etkisini daha da fazla gösterdi. Haksızlığa izin verilemezdi, nitekim verilmedi de.

Gelelim günümüzde son yaşananlara. Baştan........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play