We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadıköy Rum Kilisesi’nin ‘Hayırlı Ramazanlar’ mesajı

30 11 4
08.04.2022

“Benim 'ben' oluşum, varlığım veya var olmayışım, benim hiçte özgür olmayan irademin dışında belirleniyordu.”

Söyle Margos Nerelisen? Mıgırdiç Margosyan

Bu sene Nisan ayı, hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar için çok önemli bir ay oluyor. Her iki inançtan olan insanların bu sene eş zamanlı oruç tuttuğu bir ay olarak denk geldi. Tam da bu dönemde doğalında yine dini duyguların ağır bastığı bir hava oluşuyor. Bu sene ise bu eş zamanlılığın İstanbul Kadıköy’deki yansıması da farklı oldu.

İnançların etkisi, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde oruç zamanlarında çok görünür veya baskın değildir. Hayata seküler pencereden bakan insanların çok fazla ziyaret ettiği ve yaşadığı bir ilçedir. Baktığımızda eğlence mekanlarının normal dönemlerdeki kadar yoğun olduğunu görürüz. Bu ilçedeki bireyler, inancına göre neyi nasıl yaşadığını ortalığa yansıtmaz. Kimsenin ne yaptığı sorgulanmaz.

Böyle olunca da ülke genel anlayışından farklı olmasından dolayı, bu durum hep göze batar. Kadıköy’de yaşayanlar bir kesim tarafından sürekli eleştirilir. Son zamanlarda, 'Tebliğciler' olarak adlandıran sarıklı insanlar Kadıköy’de gezer oldu. Bu kişiler, medyanın bir kısmında Tacizci, diğer kısmında da Tebliğci olarak adlandırıldı. Her dinin aslında misyonerliğe teşvik eden bir hali vardır. Hangi dinden olursa olsun, her dindar inancı gereği bunu yapar. Fakat esas olan, tebliğin karşısındaki insanın talebi ile yapılmasıdır. Arayışta olan insana kendince doğru yolu sunarsın. Ne yazık ki tebliğin, en çok da seküler mahallelerde, baskı aracı haline dönüştüğünü görüyoruz.

Gerekçe olarak sundukları “Biz Hristiyan Misyonerler gibi tebliğ ediyoruz” cümlesi de gerçekten zihinlerinde ne olduğunu gösterdi.

Kadıköy’ün gece hayatı, Beyoğlu’nun değişen durumundan ve sosyalleşmenin birçok ilçede eskisi kadar mümkün olmayışından dolayı yoğunlaştı. Hatta doğma büyüme bir Kadıköylü olarak diyebilirim ki Kadıköy’ün yerli halkından başka herkes bu mekanlarda. İnsanlar nefes alacakları ortam arayışında. Bu ihtiyacın getirdiği aşırı kalabalık, bizim gibi burada ikamet eden insanları mağdur konumuna getirdi.

Diğer yandan eski kültüre de sahip olan Kadıköy, mahalle esnafının birlikte yaptığı iftarları halen görülebileceğiniz bir yer. Farklı inançlara sahip olsalar da birbirlerinin önemli günlerini bilen semtin yerlileri farkındalığı hiç de az değil. Benim de iftar masalarına davetlere epeyce dostane katılmışlığım dahi olmuştur.

Kısacası içki içen de çok, oruç tutan da. Kilise de çok, cami de çok. Bunlar kendi........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play