We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ecdadınız 150 yıl evvel nerede yaşıyordu?

65 14 1
06.05.2022

(Aylan Kurdi’ye ithafen )

İsimler değişse de göçmenler hep aynıdır. Yüzleri birbirinin aynıydı, açlık aynıydı,

kadercilik aynıydı, yürüyüşlerindeki azim aynıydı.

JORGE AMADO/ KIZIL TARLALAR

Bu yazımı, ülkenin demokrasi ve ekonomiden sonraki en büyük gündemi olan göçmenlere ya da bir kesimin dile getirdiği gibi toplumun sığınmacılara bakışını gözlemlerim üzerinden yazmaya karar verdim. Bu konu aslında ülkede yaşayan her kesimin yaşadıkları durumdan dolayı yüksek perdeden tepki verdiği bir meseleye dönüşmüş durumda.

Özellikle bu Şeker Bayramı’nda, 1 Mayıs’tan sonra kalan tatil günlerimi Ada’da geçirdikten sonra işin boyutunu daha da iyi bir şekilde gözlemlediğimi düşünüyorum.

Özellikle bayramlarda Ada vapurları ücretsiz olur. Bu nedenle, vapurları normal günlerde gelmeyen kesimden insanlarla da dolar taşar. Vapura binerken ciddi bir mücadele verirsiniz ve bir yandan da ülke gerçeklerini gözlemlemeniz kolaylaşır.

1 Mayıs’ta içime sinmeyerek Maltepe’de emekçilere gösterilen alanda bayrama katılım sağladıktan sonraki gün adaya gitmeye karar verdim. Vapur saatinden 25 dakika önce iskeleye gitmiş olmama rağmen vapura binemeyip ek seferle adaya ulaştım. Vapura binen yolculara baktığımda özellikle göçmen olarak ülkede yaşayan insanların ne çok yoğun olduğunu fark ettim. Neredeyse tamamına yakını erkekti. Bu göçmenlerin tavır ve davranışlarından çekinen ve bu duruma alışık olmayan insanları gözlemledim.

Bu durumdan rahatsız olanlar sadece yolcular değildi. Ada yaşayan yerlilerinin bakkalda, kafede bu meseleyi konuştuğunu, ciddi anlamda tepkilerin oluştuğunu hissetmek hiç zor değildi. İnsanlar bu kalabalık güruhtan tedirgin ve bir yandan da vaziyete tepkili. Esnaf ise gelen o kalabalığın ekonomik açıdan beklentilerini karşılamadığı gibi çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını da dile getiriyorlardı. Bunları konuşurken yüzlerinde ki öfke ise işin vahim halini gösteriyordu.

Özellikle sosyal medyanın da gittikçe artan etkisiyle göçmen karşıtlığını görüyoruz. Göçmenler için kullandığı ırkçı sözler üzerinden büyük bir popülarite yaratan Zafer Partisi Başkanı Ümit Özdağ'ın ciddi anlamda toplumu da etkilediğini görmek hiç zor değil. Bunun devamı niteliğinde kabul edebileceğimiz' Sessiz İstila' adlı kısa filmle de faşist bir gündem oluşturulmaya çalışılıyor.........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play