We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Siyaset de müsilajdan temizlenmeli

46 23 0
11.06.2021

Türkiye, yalnızca rejim tartışmasında, “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” denilen ama aslında “Erdoğan ne derse o rejimi” diyebileceğimiz sultanist totaliter rejime karşı veya taraf olmak yönünden ikiye ayrılmıyor. Her meselede iki ana blok halinde ayrışıyor. Her mesele gündeme geldiğinde iki ayrı dünya, iki ayrı kültür, anlayış, seviye ortaya çıkıyor.

Diyelim İpek Er meselesi. Hemen ikiye ayrışıyor toplum!

Adalet arayan, ölüme sürüklenmesinden azap duyanlarla ırkçı kutlamalar alan kurtçu Musa Orhan’ın destekçileri…

Ayrım hemen ortaya çıkıyor: Musalara cesaret veren kafayla toplum içinde istemeyenler ayrışıyor.

Kim, neyin yanında, neyin karşısında belli.

Kim tacizci tarikat lideri Nurullah’ı destekliyor, müsamaha gösteriyor, göz yumuyor; kim taciz ettiği çocuk için adaletin peşinde, belli!

Her olayda kime göre ne mübah, mümkün, hatta gayet iyi bir şey, başarı; kime göre kirli, ahlaksızca veya suç, görebiliyoruz.

Ayrışma hayatımızın her katmanına yürüyor.

İpek Er için adalet arayanların… Mesela kamu hizmeti, kamu görevlisinin sorumluluğu konusunda da başka bir seviyeyi temsil ettiklerini görüyoruz. Bakanların karanlık, kriminal tiplerle, janti fırsatçı yeni yetmelerle muhabbetli görüntülerine de tepki gösteriyorlar. İki farklı kültür dünyası hemen ortaya çıkıyor.

Mesela şu Erkam Yıldırım olayı… Ziyaretin asıl amacı hakkındaki tartışmaları bir yana bırakalım. Ama dikkat buyurun… Her şeyden önce Erkam Bey’in, Venezuela’ya parlamento heyetine yamanarak gitmesi var.

Babası Binali Yıldırım bir kamu görevlisi. Ve sanki hiç sorun yokmuş gibi, oğlunun heyetle yeni “ticaret fırsatlarını değerlendirmeye gittiğini” söylüyor.

Ayrışma hemen gerçekleşiyor: Erkam Bey’in resmi heyete katılmasını nüfuz ticareti olarak görenlerle bunda hiçbir sorun görmeyenler.

Bir taraf, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, Rabia Naz Vatan, Burak Oğraş, Gülistan Doku, Şenyaşarlar ve daha niceleri için adalet arıyor. Diğer yandan adı geçen, itham altındaki kişiler AKP’de ‘sayın’lardan sayılıyor.

Sezgin Baran Korkmaz’ın otelinde kaldığı iddia edilen hakim, “Hakim ve savcıları araştırın, yüzde 25’i benden daha pahalı arabaya biner” diyor. Arabası 300 bin TL’ymiş. Hakim ve savcıların yüzde 25’i daha lüksüne biniyormuş. Ve hakim bu feci tablo içinde 300 bin liralık araca binmesini haklı gösteren gerekçeler olduğunu düşünüyor. Bu hakim, davası olan bir müteahhidin yaş günü partisine, proje açılışına katılıyor.

Ayrışma hemen ortaya çıkıyor! Adaleti, gözleri kapalı Themis’in adil ve temiz takdiri olarak anlayanlar vurgun yemiş gibi oluyor.

Ama dikkat edin… Bu tabloya isyan edenler aynı zamanda İkizdere’de Cengiz yıkımına da direniyor! Dipsiz Göl’ü, Salda Gölü’nü, Kaz Dağları’nı savununlar da onlar!

İçişleri Bakanı, TV programında bir siyasetçinin Peker’den ayda 10 bin dolar aldığını söylediğinde, bu bilgiye çoktandır sahip olduğu halde işleme koymayıp kendine sakladığı ortaya çıktığında bunun hukuksuz olduğunu düşünenler de onlar.

AKP’nin siyaset ve ahlak dünyasında........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play