We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sanat ve İktidar!

27 4 3
04.07.2022

Sanat, özellikle 19. yüzyıldan itibaren iktidarlarla ve egemen sistemlerle çatışma içinde olmuştur. İktidar ya da egemen düzenler, sanatı şu ya da bu şekilde denetimleri altına almaya, dahası kendilerinin hizmetine sokmaya çalışmışlardır. Doğası gereği özgürlükçü olan sanat ise, bu denetim ve baskıyla şu ya da bu şekilde çatışmıştır.

19. yüzyılın kadim imparatorlukları, sanatı kendi düzenleri için kullanma şanslarının pek olmadığını bildiklerinden, en azından onun kendilerine vereceği zararı en aza indirmek amacıyla, gizlisi saklısı olmadan sansür yoluna gitmişlerdir. Örneğin, Çarlık döneminde bütün edebiyat ya da tiyatro eserleri yayınlanmadan ya da sahneye konmadan önce, imparatorluğun Çarlık Kurulu’nun denetiminden geçmek zorundaydı. Sansürün denetiminden geçemeyen eserler yayınlanamaz ya da sahnelenemezdi. Bunun olabilmesi için, yazarların eserlerinden, sansürün geri çevirdiği bölümleri çıkartmaları zorunluydu. Bu noktada kadim devletin, çağdaş devletlerle kıyaslandığında daha az ikiyüzlü olduğu düşünülebilir. Devlet, çıkarlarına aykırı gördüğü eserleri sansürlediğini açıkça ilan etmektedir. Hatta, Abdülhamit’in, sürgüne yolladığı muhaliflerine, sürgün yerlerinde dergi yayınlamaları için para yardımı yaptığı bile söylenir.

20. yüzyıldaki, özellikle 1920-30’larda yaygınlaşan çağdaş totaliter devletlere gelirsek, bu tür devletlerde devlet sansürünün yerini doğrudan devlet tekelciliğinin aldığını görürüz. İtalya, Almanya vb. gibi faşist devletlerde ve Sovyetler Birliği’ndeki gibi “sosyalist” adlı totaliter devletlerde devletin istekleriyle ya da çıkarlarıyla şu ya da bu şekilde uyuşmadığına karar verilen sanat eserleri doğrudan yasaklanır, yazarlar açlığa mahkûm edilirdi. Dahası, Stalin rejiminde bu yasak, en bilinenleri........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play