We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pantomim

32 11 2
04.04.2022

Son balo bir hayli renkliydi.

Kimler yoktu ki.

Sosyeteye yeni takdim edilen genç kızlar mı ararsınız, öldüğü halde ayakta dolaşan ölüler mi ararsınız, tavırlarıyla “ben kuralları takmam ve ceketimi de iliklemem” diyen şımarık kolej (ya da public scholl) bebelerini mi ararsınız, baloya katılmaktan son derece şerefyab olduğu için yüzünden o minnet dolu gülümseme hiç düşmeyen aracı firma temsilcileri mi ararsınız, toplulukta henüz yeni oldukları her hallerinden belli, terbiyeli terbiyeli dolaşan, eskilerle el sıkışmak için fırsat kollayan yeni katılımcıları mı ararsınız, topluluğun eskilerinden olduğunu her haliyle belli eden ve yenileri eskilerle tanıştırmayı iş edinmiş, tersten el sıkışarak “güven” vermeye, aynı zamanda da, beden diliyle, “ben senden üstünüm, el sıkıştığıma dua et” diyen eski kulağı kesikleri mi ararsınız…

Çok şenlikli bir baloydu. Balodakiler en sonunda “aile fotoğrafı” çekilmek üzere kameraların karşısına geçtiği sırada ortalık iyice şenlenmişti.

Herkes, takındığı pozla, topluluktaki yerini gösterme peşindeydi. Fotoğrafta en sağda görünen aracı firma temsilcisinin yüzündeki, “ben de sizdenim, görün yani” diyen minnet dolu ifadeyi unutmak mümkün değil. Gerçi “Görün yani” diyordu bu gülümseme ama belki de en sağ tarafta biraz dışlanmış duruşu dolayısıyla onu görenler bile pek kaale almıyorlardı. Oysa, kendisi, hele yeni katılımcılarla karşılaştırıldığında, topluluğun bir hayli eski bir üyesiydi.

Buna rağmen, “üst kattakilerin” “bodrum katındakileri” küçümsemelerinden doğan aşağılık kompleksini yenememiş gibi bir hali vardı. Gözleri hep “üst kattakilerin” üzerindeydi. Belli ki yenilere pek o kadar önem vermiyordu. İlla eskilerin ve üsttekilerin kendisini görmesini, el sıkışmasını bekler gibiydi. “Üst kattakiler”, o rahat ve kendinden emin halleriyle ortalıkta dolaşır, hatta birbirleriyle ayaküstü şakalaşırken onları izliyor, kendi tarafına doğru gelmeleri için gözleriyle adeta yalvarıyordu.

Eskiler ve “üst kattakiler” birbirlerine ara sıra yumruklarıyla ya da dirsekleriyle dokunup oradaki varlıklarını karşılıklı olarak onayladıktan sonra bir başkasına yöneliyorlardı.

Elbette eskiler olarak hep aralarında konuşmaları ayıp kaçardı. Bu yüzden “eşitlik” gereği yenilere de biraz gülücük dağıtmaları, hatta onlarla da ilgileniyormuş gibi yapmaları gerekiyordu.

Ve bunu oldukça doğal ve samimi bir havada yapmalıydılar. Bu görevi en iyi yerine getiren, ortalıkta lastik top gibi dolanan genç ve dinamik şahsiyetti. Fotoğraf çektirmek üzere üç sıra halinde dizilmiş “aile üyeleri” arasında dolaşıyor, laf atıyor, gülümsüyor, el........

© Artı Gerçek


Get it on Google Play