Yiğit meslektaşım Hüseyin Aykol'un ardından... |
74 yıllık gazetecilik yaşamımda çok değerli meslektaşımı kaybettim… Artı Gerçek'te yıllarca birlikte mücadele verdiğimiz Celal Başlangıç'ı iki yıl önce sürgün toprağında sonsuzluğa uğurlamıştık. Bu yılbaşından beri de sevgili Hüseyin Aykol'u kaybetmenin acısını yaşıyoruz.
Daha 16 yaşımdayken, Türkiye'nin muhalif basın emekçileri safına 1952 yılında İzmir'de katılmıştım. Celal Başlangıç o dönemde, 1956'da İstanbul’da doğmuş, gazeteciliğe de 70’li yılların ortalarında İzmir’de başlamıştı. Türkiye’de aynı mekanda birlikte gazetecilik yapma şansım olmadığı için Celal'in son derece başarılı gazetecilik performansını, Türkiye’den postayla bana ulaştırılan Politika, Cumhuriyet, Evrensel ve Radikal gazetelerinden izlemiştim…
Bu yılın ilk günü kaybettiğimiz Hüseyin Aykol da, insan hakları savunucusu eşi Nuray Çevirmen'in verdiği bilgiye göre, 1956 yılında Manisa'nın Salihli ilçesinde doğmuş... Burslu okuduğu İzmir Koleji'ni bitirdikten sonra yüksek öğrenim için gittiği Ankara'da hem devrimci örgütlenmelerde yer almış, hem de sol yayınlarda çalışmaya başlamış, 12 Eylül darbesinden sonra 1981 yılında Ankara’da tutuklanmış, ağır işkencelere maruz kaldığı Mamak Askeri Cezaevi'nden çıktıktan sonra faaliyetlerini İzmir’de sürdürürken de tekrar tutuklanarak yıllarca çeşitli cezaevlerinde kalmıştı.
Hüseyin Aykol'un 1990'dan itibaren İstanbul'da kurucu ve yöneticisi olduğu Halk Gerçeği ve Yeni Ülke dergilerini sürgünde izlemek imkanım olmadı. Ama 30 Mayıs 1992 tarihinde onun da katılımıyla yayına başlayarak günlük medya tarihinde bir çığır açan Özgür Gündem ve Özgür Ülke gazetelerinin sürekli izleyicisiydim.
Özgür Gündem'in yayınlanan 580 sayısının 486'sı hakkında dava açılmış, 20 davada kapatma kararı çıkmış, çalışan gazeteciler ve editörler toplam 147 yıl hapis ve 21 Milyar Lira para cezasına çarptırılmıştı.
Özgür Gündem'in mahkeme tarafından kapatılması ardından 28 Nisan 1994'te yayına başlayan Özgür Ülke gazetesi ise açılan dava ve verilen cezaların yanısıra Türkiye basın tarihinin en korkunç saldırılarından birinin hedefi olmuştu. 1994 yılında 2 Aralık'ı 3 Aralık'a bağlayan gece gazetenin İstanbul Kadırga’da bulunan teknik-merkez binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez bürosu ve Ankara bürosu aynı anda bombalı saldırıya uğramıştı.
Ersin Yıldız’ın yaşamını yitirdiği ve 23 arkadaşımızın yaralandığı olay ardından, gazetenin artık yayın yapamayacağı düşünülmeye başlanmıştı. Ancak muhteşem dayanışma örneklerinden biri ortaya komuş ve değişik sosyalist dergi ve gazeteler bürolarını Özgür Ülke’ye açmıştı. Daha bir yılını bile dolduramadan 2 Şubat 1995 günü kapatılan........