Demirtaş ve Kavala nerede? |
Avrupa Birliği'nin başkenti Brüksel, yüzyılı aşkın bir süredir emperyalist güçlerin ve Yakın Doğu'da onların emrindeki faşizan ülke yönetimlerinin yarattığı Kürt sorununun son çeyrek yüzyıldır en sık gündeme geldiği merkezlerden biri... En son, Avrupa Parlamentosu'nda Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkan İlham Ehmed ile YPJ Genel Komutanlık Üyesi Rohilat Efrin'in katıldığı ve Avrupa Birliği'ni garantör olmaya çağırdığı bir konferans yapıldı.
Kürt sorununun Brüksel'in gündemine girmesi ancak 70'li yılların sonlarında Kürt sürgünlerimizin Belçika'ya gelmesiyle mümkün olmuştu. Daha önceleri, göçün ilk yıllarında, Türk diplomatik misyonlarının ve faşizan örgütlerin göçmen kitlesi üzerinde kolaylıkla baskı uygulayabildiği Belçika’da Kürt kökenli işçiler için bırakın örgütlenip sorunu uluslararası kurumların gündemine taşımayı, Kürt olduğunu açıkça söylemek dahi gerçekten son derece riskliydi.
İşte bu ortamdadır ki, 70'li yılların sonunda, Belçika’da ilk kez bir Kürt örgütü doğmuş, Derwich Ferho ve arkadaşlarının önderliğinde kurulan Tekoşer (Kürtçesi: Militan) Belçika'ya Kürt ulusunun ve Kürdistan'ın varlığını duyurmuştu…
12 Eylül 1980 darbesinden sonra Tekoşer diğer demokratik Türkiyeli örgütler ve Belçika sendikalarıyla birlikte cuntaya karşı ortak mücadelede aktif olarak yer almıştı. Başkanı bulunduğum Demokrasi İçin Birlik örgütünün Brüksel’de cuntaya karşı örgütlediği kitlesel 14 Şubat 1981 gecesinde de Tekoşer mesajıyla ve folklor ekibiyle Kürt halkının Evren faşizmine karşı tavrını Avrupa kamuoyuna duyurmuştu.
Brüksel’de ilk Newroz gecesini 11 Nisan 1981’de Tekoşer düzenlemiş, ertesi yıl 27 Mart 1982’de düzenlediği Newroz gecesi büyük Kürt ozanı Cigerxwin’ın da katılımıyla taçlanmıştı.
Evren Cuntası’nın baskıları ve onu izleyen iç savaş ortamı Türkiye’den diğer Avrupa ülkelerine olduğu gibi Belçika’ya da Kürt, Asuri ve Ermeni göçünün yoğunlaşmasına neden oldu. 1915 Soykırımı’ndan beri büyüyen Ermeni diyasporasına ek olarak Belçika’da hızla Kürt ve Asuri diyasporaları da oluştu.
Belçika'da Sürgünde Kürt Parlamentosu (SKP)’nin, Kürt televizyonu Med TV’nin ve Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK)’nin kurulması Kürt özgürlük mücadelesinin uluslararası boyutunu daha da güçlendirdi.
Türkiye'de faşist baskılara karşı Kürt silahlı direnişinin başlamasından sonra Türk diplomatik misyonları, Türk gazeteleri, Türk örgütleri tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Belçika'da da Türk göçmenleri Kürt örgütlerine karşı kışkırtmaya başladı.
1993’ün son günü Almanya’dan özgürlük yürüyüşüne çıkan bir Kürt grubu Brüksel’e vardığında, sürekli beyni yıkanan Türk gençleri Bozkurt işareti yaparak ve “Saint-Josse Türk mahallesidir!”, “Burada Kürtlere yer yok!”, “Kahrolsun PKK!” diyerek özgürlük yürüyüşçülerine, Kürt lokallerine ve Kürt işadamlarının bürolarına saldırdılar.
1998'de Suriye'yi terk etmeye mecbur edilen Abdullah Öcalan’ın İtalya’da konakladığı günlerde Türk yöneticilerinin saldırgan demeçleri, Türk gazetelerinin ve televizyonlarının kışkırtıcı yayınları yüzünden sadece Türkiye’de değil, Türk göçmenlerinin yoğun bulunduğu Avrupa metropollerinde de vahşi gösterilerin ardı arkası kesilmiyordu. 17 Kasım 1998 gecesi Avrupa’nın başkenti Brüksel’in Saint-Josse mahallesindeki Brüksel Kürt Enstitüsü ve Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu üyesi Kürdistan Kültür Derneği lokalleri ateşe verildi.
Ellerinde MHP bayraklarıyla Brüksel Kürt Enstitüsü'ne saldırıp ateşe verenlerin Türk televizyonlarında yayınlanmış görüntülerini Belçika televizyonlarında yorumlayarak yansıttığımız halde saldırganlardan hiçbir zaman hesap sorulmadı.
Kürt ve Ermeni lokallerine ve işyerlerine vahşi saldırıların daha sonraki yıllarda da ardı arkası kesilmedi.
En son Brüksel Kürt Enstitüsü 17 Kasım 2016’da da Türk bayraklarıyla donatılmış onlarca arabayla faşist sloganlar atarak gelen Erdoğan taraftarlarının yangın bombalı saldırısına uğradı.
Böylesine bir geçmişi olan Brüksel'de Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) ile Avrupa Parlamentosu İlerici Sosyalist ve Demokratlar İttifakı Grubu tarafından 25 Şubat'ta organize edilen bir konferansta Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkan İlham Ehmed ile YPJ Genel Komutanlık Üyesi Rohilat Efrin, Suriye'de'deki kaygı getirici gelişmeler üzerine açıklamalarda bulunduktan sonra Avrupa Birliği'ni Kürtlerin özerklik haklarının korunması için garantör olmaya çağırdılar.
Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) 2004'ten beri Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda her yıl Kürt sorununun çözümüne katkıda bulunmak üzere Türkiye'den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden önemli şahsiyetlerin katıldığı konferanslar düzenler. Benim de yıllarca katılarak yakından izlediğim bu konferanslar üzerine ayrıntılı bilgiler İnfo-Türk'ün arşivinde yer alıyor.
Sağlık nedenleriyle........