menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürt meselesi – içte ve dışta son durumlar

82 9
30.01.2025

Çocuk sözlüde soruları bilememiş, heyet son bir tane sormuş: “Bir solucanı ikiye bölsen yaşar mı?” Çocuk “Yaşamaz!” cevabını yapıştırınca yapılacak bişey kalmamış, “Çık oğlum, kaldın, çünkü ikisi de yaşar” demiş öğretmenler. Çocuk paniklemiş: “Yaşar yaşar da hocam, ona yaşamak mı denir!”

***

Çözüm süreci. Açılım süreci. Demokratik açılım. Kürt açılımı. Vermediğimiz isim kalmadı ama, adı bile hâlâ meçhul olan, en büyük sorunumuz Kürt meselesinin halli 2013-14’te denendi, fiyaskoyla sonuçlandı. Şimdi D. Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te tokalaşarak başlattığı, ne idüğü olduğunu hâlâ anlayamadığımız ikinci girişimi 4 aydır yaşıyoruz. Buna yaşamak denebilirse. Çünkü:

1) İç politikada muhalefet ve özellikle Kürtler üzerinde polis ve yargı baskısı muazzam arttı, 2) Dış politikada ise Ortadoğu gerçeğine katiyen oturmayan bir politika izliyoruz.

Sadece bu yılı (2025) alalım ve iç politikadan başlayalım. Murat Yetkin doğru yorumluyor: “Öcalan ziyaretleri bitti, sindirme aşaması başladı; fırtına yaklaşıyor”

Ve vaziyet o hale geldi ki, espriler patlamaya başladı: “İfadeye çağrılan Halit Ergenç, Şehzade Mustafa’yı boğdurmak suçuyla mahkemeye sevk edildi."

***

DEM Partili Akdeniz belediye eş başkanları ve 5 belediye üyesi “taziyeye katılmak”tan tutuklandı.

CHP’li Beşiktaş Bld. Bşk. ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla tutuklandı; iki hafta önce yazmıştım bunun içyüzünü.

İBB Bşk. Ekrem İmamoğlu hakkında, 20 Ocak’ta bir panelde yaptığı bir konuşmadan 87 dakika sonra İstanbul Başsavcısı "Akın Gürlek ve ailesini tehdit”ten soruşturma açıldı.

Zafer Partisi Gn. Bşk. Prof. Ümit Özdağ “halkı kin ve düşmanlığa sevk”ten tutuklandı.

Hakkında “tekelleşme”den soruşturma açılmış bulunan menajer Ayşe Barım olayı çok ilginç. 12 küsur yıl önceki Gezi Parkı protestolarında “hükümeti devirmeye yönelik faaliyet yürütmek”ten 27 Ocak’ta tutuklandı ve kendisine yasalaşması reddedilmiş “etki ajanlığı” suçlaması yöneltildi . Kaldı ki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Haziran 2022’de açıkladığı Gezi Davası gerekçeli kararında "iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde olduğu”na hükmetmişti.

Sanatçı Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu hakkında da “yalan tanıklık”tan soruşturma açıldı. Yani Gezi olayı, cızzz!

Belki rastlantıdır, ama CB Erdoğan yine aynı gün (27 Ocak) AKP Gençlik Kolları kongresinde Gezi’yi hedef alan bir konuşma yaptı: "Bu gençlik, 3-5 ağacın yeri değiştirildi diye sokakları yakıp yıkan (…) kandırılmış bir gençlik değildir"

27 Ocak günü yine........

© Artı Gerçek