Bu konu özellikle ilgimi çeken bir konudur. Yurt dışında yaşayan hemşerilerimizin vatandaşlarımızın çocukları Avrupa Birliği projeleri ile de desteklenen şekilde yabancı devletlere bağlı Gençlik Merkezlerinde kaldığını bazen de koruyucu Hristiyan kökenli ailelere verildiğini öğrendiğimden beri bu konuda duyarlılık sergiliyorum.

Hatta öğrencilerimle beraber İsmail-Şerife Sarı Rehabilitasyon merkezine ziyarete gelen o zaman ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'e de "Hasanlar Hans Olmasın" projesini sunmuştuk. Gerçekten de Bakan hanım özellikle dört kez iletişime geçmesine rağmen burada hata benim olayın devamını getiremedik. Hatam neredeydi derseniz sorumlulukları öğrencilerime verdim. O noktadan sonra akademik olarak bir ekip takip etmeliydi.

Ama unutulmaması gereken nokta o dosyanın içerisindeki gerçeklerdi. Bakınız Avrupa da çok önemli bir rakama da ulaşmış olan çocuklarımız maalesef yabancı ailelerin yanında büyüyor.

Bu konuyla ilgili problem yaşayan insanlarla sohbet esnasında Birleşmiş Milletler Çocuk sözleşmesinin "koruma" ile ilgili olan kısmının da İslami düşünceden alındığını öğrenmiş olduk. Bu konular önemli ilerleyen zamanlarda "Hasanlar Hans" olmasın başlıklı çalışmalarımızda gelecek. Çünkü belki de yüzbinlerce çocuk Müslüman ve Türk olduğunu unutarak büyüdü.

Bu uzun süredir üzerinde durduğum ve aslında çok önemsediğim bir konudur. Gençlerimizle beraber üzerinde kafa yorduğumuz bir konuda yurtdışında yaşayan Türk çocuklarının yabancılaşmasını önlemek.

Örneğin yetmişli yıllarda Döşemealtı Karaveliler de geçen yaşanmış bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Karaveliler köyünden Almanya'ya giden Bayram Öcü orada da evleniyor. Bir Alman kadını ile evleniyor ve iki tane çocuğu oluyor. Çocuklarından bir tanesi engelli diğerinin ismi ise Suzan. Adam Almanya'dan kesin dönüş yaparken Suzan'ı yanında getiriyor. Ama Karaveliler köyüne değil de Camili köyünde saklıyor. Aylarca Camili köyünde kalan kızı Alman yetkililer bulup geri götürüyor. 2000'li yıllarda internet üzerinden elektronik posta ile haberleşme çıktığı zaman kardeşim sayesinde bir iki defa mailleşmişlerdi. Düşünün bu kadın artık bir Alman ve o zamanlar ABD'de yaşadığını öğrenmiştik. Döşemealtı Karaveliler kökenli olmasının maalesef babası ve kendisi haricinde bilinmesinden başka bir değeri yok.

Avrupa'da yaşayan gurbetçi çocuklarımız maalesef akıl almaz uygulamalarla elimizden alınarak hristiyan ailelerin yanına verilebiliyor. Özellikle resmi rakamlar ile ifade edilen on binlerce çocuk var. Birde bu zamana kadar hiç bilmediğimiz kayıplarımızla bu rakamlar tahmini yüzbinlerle ifade edilen boyutlara ulaşabilir.

QOSHE - Hasanlar Hans Olmasın Ayşeler Anny Olmasın - Kahraman Köktürk
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hasanlar Hans Olmasın Ayşeler Anny Olmasın

1 1 1
24.10.2022

Bu konu özellikle ilgimi çeken bir konudur. Yurt dışında yaşayan hemşerilerimizin vatandaşlarımızın çocukları Avrupa Birliği projeleri ile de desteklenen şekilde yabancı devletlere bağlı Gençlik Merkezlerinde kaldığını bazen de koruyucu Hristiyan kökenli ailelere verildiğini öğrendiğimden beri bu konuda duyarlılık sergiliyorum.

Hatta öğrencilerimle beraber İsmail-Şerife Sarı Rehabilitasyon merkezine ziyarete gelen o zaman ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'e de "Hasanlar Hans Olmasın" projesini sunmuştuk. Gerçekten de Bakan hanım özellikle dört kez iletişime geçmesine rağmen burada hata benim olayın devamını getiremedik. Hatam neredeydi derseniz sorumlulukları öğrencilerime verdim. O noktadan sonra akademik olarak bir ekip takip etmeliydi.

Ama unutulmaması gereken nokta o dosyanın içerisindeki gerçeklerdi. Bakınız Avrupa da çok önemli bir rakama da ulaşmış olan........

© Antalya Son Haber


Get it on Google Play